Bu Kez de Londra’da Masaya Yatırmışlar

Masalarda yatırılıp, kaldırılma konusunda Türkiye’nin en şanslı illerinin başında geldiğimiz için bir Aksaraylı olarak inanın gurur duyuyorum.
En küçük etkisi ve yetkisi olanların ulusal ve uluslararası kulvarlarda Aksaray’ı temsil etmesi ile başlatılan yatırılıp kaldırılma süreci devam ededursun son olarak Londra’da masaya yatırılmışız.
Aksaray’ın turizm potansiyeli için inanılmaz bir fedakarlık ile yola çıkan kıymetli seçilmişlerimiz deyimlere göre Londra’ya çıkartma yapmışlar ve orada Aksaray’ın turizmini öve, öve bitirememişler.
Ne diyelim her birine minnettarız.
Eskiden beri her tür masada konu olan Aksaray’ın turizm potansiyelinin artık Londra’da masaya yatırılması ile artık patlayacağından hiç şüphe duymuyorum.
O masaların başında güzel ilimizi hak ettiği gibi temsil etmek için büyük bir fedakarlıkla Londra gibi bir yere gitme cesaretinde olan sevgili seçilmiş yüce hemşerilerimize de teşekkür ediyorum.
Çünkü; Çok büyük bir fedakarlıkla yaşadıkları, potansiyeli hiçbir yerde olmayan memleketimizden kalkıp Londra’da temaslarda bulunmak büyük bir meziyet değil mi?
Şimdi bende bir Aksaraylı olarak bu Londra’daki toplantıda nelerin konuşulduğunu,
Aksaray’a bu toplantının ne gibi fayda sağladığını,
Getirip konaklatamadığımız turistlerin akıbetini,
Turizm ve eksiklikleri konusunda bu seçilmişlerin neden bu kadar istekli olduğu gibi lüzumsuz soruları elbette sormayacağım ama artık bizim şehir masalara yatırılıp kaldırılmaktan başka bir hal almaya başladı eleştirisinde de bulunacağım.
Senelerdir aynı terane ile avutulan ve bir yerlerde masalara meze edilen bu ille ilgili “Londra’da ne iş yaptınız?” veya “Bu programı neden Aksaray’da yapıp da bu potansiyeli yerinde göstermiyorsunuz?” diye soracağım ama inanın cevap alamayacağım için bu soruyu soramıyorum.
Sadece eskiden beri bizim buralarda denir ya; Yediğiniz içtiğiniz sizin olsun beyler gezip gördüğünüzü anlatın hele.
Konumuza dönersek;
Bugüne kadar türlü masalara yatırılan ve tartışılan Aksaray’ın turizm konusundaki potansiyeli ortada.
Senelerdi şu kadar turist geldi diye manşet yapmak dışında elde edilmiş en ufak bir kazanım yok.
Yanı başımızdaki Nevşehir ile aradaki makas her geçen gün açılırken Londra yollarına düşenlerin Adana ve Ankara istikametindeki tabelalardan bihaberken Aksaray turizmine katkı sunmak için yola düşmeleri ne kadar samimi olabilir?
Konum itibari ile şehirden gelip geçenlerin uğradığı alanlara girişlerde sayılan insanları turizm başarısı olarak göstermek bugüne kadar bu ile kazandırdı?
Ihlara Vadisine inen ve çıkan turistlerin ödedikleri ücretlerin kaç kuruşu Aksaray ekonomisine katkı sağladı?
Yine benzeri alanlara gelen turistlerin kaç tanesi Aksaray’da olduğundan haberdar?
Yani bu ile gelen yerli ve yabancı turistlerin konaklamasını sağlamak için bu güne kadar neler yapıldı.
O masalarda bu konular bir defa bile gündeme getirildi mi?
Ihlara Vadisi konusunda daha geçen haftalarda bir TV kanalında bile Nevşehir’e aitmiş gibi konu edilmesi konusunu bir defa bile sorabildiniz mi?
Yani değerli Aksaraylı hemşerilerim Ankara yolundaki Kapadokya’ya bilmem kaç kilometre yazan ve Aksaray’ı es geçen tabelalardan habersiz,
Adana yolundan gelişte daha Aksaray’a 50 kilometre kalmasına rağmen karayolları tarafından Kapadokya bölgesi işaretinin Niğde yönüne verilmesinden habersiz,
Yönettikleri ilçeler ile beldelerde yaşanan sorun ve sıkıntılardan habersiz olarak Londra’da Aksaray’ı temsil eden sevgili belediye başkanlarına teşekkür ederiz etmesine de bu işin önce Aksaray’da yapılması gerekmez miydi?
“Kapadokya’ya gidelim” diye bir cümle kursak “Hadi” deyip arabasına binecek olan ve Nevşehir yönünde yola çıkacak olan ve olduğu yerin Kapadokya olduğundan bile haberi olmayan on binlerce insanın bulunduğu yerde dünyaya Aksaray’ı ve Kapadokya’yı anlatmak da büyük bir meziyet değil midir?
Sahi Londra’da neler yapmış olabilirler Nevşehir belediye başkanı Rasim Arı’ya hayranlıkla bakmak dışında?

Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!