Köşe Yazısı

“Pişman mısınız?”

nazmicaliskan Nazmi 4 Kasım 2026, 06:063 dk okuma
“Pişman mısınız?”

Son yıllarda özellikle adliye ve polis muhabirliği yapan meslektaşlarımın en çok kullandığı bizim de en merak ettiğimiz adliye ve asayiş haberlerinde en fazla duyduğumuz kelime “pişman mısınız?”

Yargıda bu sorunun karşılığını bilmiyorum ama “pişmanlık” ifadesi sanırım suçta indirim veya iyi hal gibi bir duruma sebebiyet verdiğinden olsa gerek can alan veya can yakanların pişmanlık durumunu çok fazla merak ediyor bizim meslektaşlar ve Türk halkı.

Bana göre pişman olsa ne olacak? Pişman olmasa ne olacak?

İşlediği suçun mağdurlarının içlerini mi ferahlatacak?

Aldıkları canları geri mi getirecek?

Türkiye’nin insana karşı işlenen suçlardaki kötü karnesinde kanaat notu mu oluşturacak?

Gerçekten ne olacak “Pişman mısın?” soruna “Çok ama çok pişmanım” dendiğinde?

Cani bir bedenin pişman olması yeni pişmanlıkların yaşanmasına sebep mi olacak?

Müşteki olanların sayısının artmasını mı önleyecek?

Elbette hayır?

“Pişmanlık” söylemi sanırım sadece mahkeme heyeti gözünde biraz daha az ceza ile yırtmaktan başka bir hedef teşkil etmeyen samimiyetsiz bir kelime sadece.

İnsan öldükten sonra, sakat kaldıktan sonra, maddi ve manevi zarara uğradıktan sonra pişmanlıklar mağdur olanların gidenlerini geri getirmiyor ne yazık ki.

Sade ve sadece işin faili olan ve en üst sınırdan ceza alması gerekenin cezasını hafifletmek için telaffuz ettiği boş bir kelimeden de ileriye gitmediğini pek çok defa hak etmediği cezalar ile toplum içine salınanların eylemlerinden hep beraber görüp izlemedik mi?

Son yıllarda ülke genelinde artan kadın cinayetleri de bu değişik bahaneler ile aldı başını gidiyor.

Eşini veya sevgilisini öldürenlerin her zaman hasta ruhlarını tatmin edebilmek için sürekli bir bahaneleri ile ne yazık ki pişmanlık gibi bir de kalkanları var.

Kimi aldatıldığı,

Kimi ezildiği,

Kimi büzüldüğü,

Kimi hayallerinde yaşadığı sapkın düşünceleri,

Kimi de kendine göre ürettiği erkeklik duyguları ile boşandığı veya boşanma aşamasındaki eşini katletmeyi kendisinde hak görüyor.

Sonrasında az ceza almak için bahaneler, yalanlar ve yaşam hakkı elinden alınmış bir kadının geriye kalan itibarının da elinden alınması için türlü yalan ve iftiralar ile en az ceza ile nasıl yırtılır hesabına giriliyor.

Kadın cinayetleri haberleri yapılırken ölenlere kadın, öldürenlere de erkek deniliyor.

Bilmiyorlar ki erkek olan bir kadına zarar vermez,

Kadının kendisine her şeyden önce Allah’ın bir emaneti olduğunu bilir ve ona göre davranır.

Korur, kollar, zarar görmemesi için kendisini siper eder.

Anlaşmazlıklar durumunda ise adam gibi ayrılmayı bilir.

Ayrıldıktan sonra aynı evi paylaştığı eşinin yaşam kalitesini artırabilecek kadar hatırı olduğunu bilir ve ona göre yaşar ve geride kalan yaşanmışlıkların hatırını bilerek uzaktan da olsa koruyup gözetir.

Adamlık bunu gerektirirken son dönemde hep bir bahane ve türlü yalan ve samimiyetten uzak pişmanlıklar ile canlar, toprak altına yollanırken caniler de hak ettikleri cezaları değişik bahane, yalan ve kelimeler sayesinde almıyorlar.

Bir kadını, bir çocuğu veya başka bir insanı öldürenler yattıkları cezaevlerinde gösterdikleri iyi hal nedeniyle bir süre yattıktan sonra tahliye edilebiliyorlar.

Tahliyeler esnasında kimse utanmıyor,

Kimse üzüntü duymuyor,

Kimsenin yüzü kızarmıyor,

Yani kimse giden bir canın ve geride bıraktıklarının acısını bir an bile düşünmezken pişmanlıkların da sadece adliyeleri kandırmak için telaffuz edilmiş bir kelimeden ibaret olduğunu anlıyoruz.

Zaten cezaevleri kapısında çalınan davul, zurnalar, uçurulan güvercinler ve kahraman gibi karşılananlar ne yatanların ne de onları bekleyenlerin hiçbir halttan pişman olmadıklarını göstermiyor mu da halen birileri “Pişman mısınız?” diye soruyor?

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam