Reklam
Reklam
Köşe Yazısı

Aksaray’ın “Sultanları…”

Bundan tam tamına 103 yıl önce saltanat yıkıldı. Yeni yönetim sistemi ile halk kendi kendini yönetmeye başlarken herkesin eşit olarak kabul edildiği bir yönetim sistemine geçildi.

nazmicaliskan Nazmi 29 Ekim 2026, 05:232 dk okuma

Bu değişim ile senelerce köleler gibi ömür sürecek olanlar emekleri ile bir yerlere gelirken köyde doğan ve herhangi bir soyluya dayanmayan kütüğü ile bir kişi bile Belediye Başkanı, Milletvekili, Bakan veya Cumhurbaşkanı seçilebilme hakkına sahip oldu.

Senelerdir bir kitle tarafından kazanılan bu eşitlik hakkına yapılan saldırılara rağmen zor da olsa Cumhuriyet 103 yaşını doldurdu.

Saltanatın son bulması ile idare babadan oğula geçmesi önlenirken insanların iradelerinin değeri de ortaya çıkmasına rağmen halen saltanat hayali ile yaşayanlar saltanat devam etse bu günkü konumlarında olabileceklerini bile bir defa düşünmeden her mecrada istedikleri gibi atıp tutmaya devam ediyorlar.

Halkın kendi kendini seçmesini sağlayan Cumhuriyet yönetimini ilan edenleri, bu uğurda can verenleri rahmet ve minnetle anıyorum.

Elbette Saltanat belki devlet yönetiminde yıkıldı ama son yıllarda sokaklarımızda kol gezmeye başladı.

Aksaray’ımızın Sultanlarının çoğunlukla da Sultanzadeleri şehrimizde büyük bir ayrıcalığa sahip değiller mi?

İlde protokole girenlerin her yerde büyük avantajları olmuyor mu?

Bu insanların sorunları yüksek volüm ile her köşe başında duyulurken köylerde, kasabalar, ilçelerde ve il merkezinde protokolde yer bulamayan Ahmetlerin, Mehmetlerin seslerini duyan var mı?

Her fırsatta asillerimizin derdini dert edinen ve geride kalanları dolgu malzemesi gibi görenlerin kurdukları bu sistemden bu şehirde yaşayan 440 bin kişi memnun mu?

Bugün evinin kapısında yaşadığı sorunu dile getiren asgari ücretli Ahmet beyin mi? Yoksa fabrika sahibi olan Cemal beyin mi sorunları giderilebiliyor.

İlde sayısını bilmediğim kadar STK olmasına rağmen Aksaray’da yaşanan hiçbir sorunu dile getiremeyenlerin amaçlarını kaç kişi sorgulayabiliyor.

Kısır günü gibi her gün değişik bir açılış ve programda toplanan şehir protokolünde kimlerin hangi dertleri kokteyl masalarına getirilebiliyor?

Aksaray için kurulduğu belirtilen dernekler ile platformların bu güne kadar Aksaray’ın bir sorununu gündeme taşıdığına şahit olan oldu mu?

İşte bu nedenle artık günümüzdeki Cumhuriyet bile rayından çıkartılmış ve bize uyarlanmış bir yönetim sistemine dönüşmemiş mi?

Geçmişte Sarayın Sultanları ile Sultanzadeler ile Hanımsultanlarının gördüğü ayrıcalık bugün kendi ellerimiz ile seçtiğimiz tüm seçilmişlerin kendileri ve çocukları için kullanılmıyor mu?

Halkın sadece seçimlere 1-2 ay kala kıymete bindiği ve seçim günü gece 24:00’den sonra bir daha hatırlanmadığı yönetim sisteminin adına Cumhuriyet demek,

İllerdeki zengin aileler ile onların çocuklarının ayrıcalık sahibi olup kendilerini dokunulmaz sanmalarının, değişik dernekler ile illerde cemiyet hayatlarının bir parçası haline gelmeye de Eşitlik denebilir mi?

Elbette denemez ama kendimize uyarladığımız ayrıcalıklı saltanat sahiplerinin dokunulmaz olduğu bu süreçte 103’üncü yılı da samimi olmasak bile kutlamaktan da geri kalamayız elbette.

29 Ekim 1923 Tarihinde Saltanatın ortadan kaldırılıp halkın egemenliğinin ve kendini yöneteceklerin devletin başına geçmesine neden olanları bir kez daha rahmet ve minnet ile anarken, herksin eşit görüldüğü, hiç kimsenin ayrıcalığının olmadığı günlere geri kavuşmak ümidi ile gerçek Cumhuriyet özlemi duyanların bayramlarını kutluyorum.

Bundan sonraki senelerde kurulacak olan cemiyet, dernek veya platformların da kendi yönetimleri ile yakınlarının sorunları yerine Aksaray halkının sorunlarını kokteyl masalarında ve kameralar önünde dile getirecek yürekli insanları görmek umudu ile…

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam
Reklam