
Haftalardır beklenmesine rağmen sonucu bilinen milli piyangonun büyük ikramiyesi gibi insanlara sadece 3-5 gün hayal kurduran asgari ücret zammı aslında kimse için sürpriz olmadı.
Ekonominin ve enflasyonun ana sebebiymiş gibi gösterilen asgari ücret ile emekli maaşları konusunda işi çok sıkı şekilde tutanlar bu maaşların bir seviyede tutulunca enflasyonun dip yapacağını ve ülkenin refah seviyesinin yükseleceğini düşündükleri için asgari ücrete yapılan zam yüzde 27’de kaldı.
Daha geçen ay açıklanan TÜFE oranı bile yüzde 37,15 çıkarken asgari ücretliye yüzde 27 ile bir sene daha idare edin denilerek dip maaşlar 28 bin 75 liraya yükseltildi.
“En azından bu da bir şey diyelim ve artık ikinci işler veya ailelerdeki çoluk çocuğa varana kadar bir iş sahası bulup yaşamaya çalışalım” diyen asgari ücretlinin ana giderlerine yapılacak zam ise sadece kira örneği ile yüzde 37,15 oldu.
Yani 2026 yılı için sadece yüzde 27 zam alan asgari ücretlinin kirasına son aylık verilere göre ev sahipleri yüzde 37,15 zam yapabilecekler.
İşin tuhafı ise artık bu ilde kiracı olarak yaşayan asgari ücretliler de dahil herkes yüzde 37,15’e razı olmasına karşılık ev sahiplerinin yüzde 80’inden fazlası bu rakamlara razı değil.
Bu durum bildiğimiz, bizlere bu güne kadar öğretilen tüm matematik formüllerinin boş olduğunu ortaya koyuyor. Maaşlarına sadece yüzde 27 zam yapılan insanlar yüzde 27 kira zammına razı olmasına karşılık hep daha fazlası talep ediliyor.
Kira dışındaki giderler de ne yazık ki bu durumdan farklı değil.
Komisyon kararları ile belirlenen maaşlarla yaşayan insanların hayatlarını idame ettirmek zorunda kaldıkları yaşamsal öneme sahip ihtiyaç maddeleri için ise serbest piyasa şartları uygulanıyor.
Markete her girdiklerinde değişik etiketlerle karşılaşan asgari insanlara değişik bahaneler ile zamlanan etiketlerle ürünler satılırken, elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve benzeri giderlerde yeni yıl ile birlikte artık yeni tarifeler ile faturalandırılacak.
Elbette bu fiyatlar artırılacak ama bu oranların yıllık artışının yıllık yüzde 27’de sınırlı kalması gerekmiyor mu?
Maaşlara yılda bir defa verilen yüzde 27’lik zamla yaşayan insanlar her ay patronları tarafından yüzde 2-3 oranında desteklenmiyor.
Aynı durum memur ve diğer maaşlı çalışanlar için de geçerli.
Maaşların kontrol altına alınması ile enflasyonun düşeceğini hesaplayanlar insanların günlük yaşamlarında kullanmak zorunda oldukları ikamet, gıda, temizlik, giyim gibi ana maddelerin fiyatlarını da asgari ücret gibi sabitlemedikleri sürece bizim insanımızın 2026 bütçe gelir ve giderlerini dengelemesi formülü, inanın mezarındaki Arşimet gibi ülkemizin en ünlü matematikçisi olan merhum Cahit Arf’ın bile kemiklerini sızlatacaktır…







Yorum Yazın