Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: [email protected]

Sansür Kalktı Diye Bayram Ettik

Sansür Kalktı Diye Bayram Ettik

Günleri ve bayramları hiç bitmeyen basın mensupları geçen hafta da basında sansürün kaldırılmasının 118’inci yılı kutlanırken her şeyi yazmakta hür olduğunu düşünen basın mensupları sanırım kimsenin mobbingine ve tepkisini toplamadıkları için sansürsüz Türkiye için atılmış ilk adımın yıldönümünü kutlamışlar.

Yalnızca Aksaray’da değil, ülkenin dört bir yanında kutlanan bu bayrama baktığımda elinde kalemi olanlara nasıl olsa her gün bayram dedim ama bu kutlamaları yapanların da, tebrik mesajı yollayanların da bu günün ne anlama geldiğini bilmediklerine emin oldum.

Bugün bu yazıyı okuyan bağımsız medyamız elbette yine bana kızacak ama bu güne kadar hangi gerçeği eleştirilmeden, küsülmeden, ilişkiler kesilmeden, kapı dışında kalmadan yazdınız veya kaleme aldınız?

Ya da bugüne kadar neyi kaleme aldınız da bu günü coşku ve gülücükler ile kutlamayı marifet saydınız.

Gelin hep beraber şehrin sorunlarını konu alan değişik başlıkları gazetelerimize, dergilerimize, radyolarımıza, sosyal medya TV’lerimize ve internet haber sitelerimize konu edelim de bir bakalım neler olacak?

Kaçınız kaç kapıdan özür dileyecek “Vallaha bir daha yapmam abii” diyerek o kapılara kul olacaksınız?

Kutladığı günün sansür memurluklarının kaldırılmasının 118’inci yılı olduğundan bile bir haber basın mensupları ile gazeteciler arasındaki farkı idrak edemeyenlerin bayramları kutlu olsun.

24 Temmuz fikri olan, elindeki kalemini kullananların, düşüncelerini özgürce ifade edebilenlerin kutlayabileceği bir bayram olmaktan çok uzak olduğu için ben o günü kutlamadım ve yakın yıllar içerisinde de kutlayabileceğimi düşünmüyorum.

Nasıl olsa bana her gün bayram deyip elimdeki kalemimin onurunu 3 kuruşluk etmemek adına azınlığa göre doğru, çoğunluğa göre ise yanlış kelimeler ile doğru bildiğimi hiçbir menfaat ve çıkar gözetmeden karalamaya devam ediyorum.

1908 Yılında bile basın özgürlüğü için sansür memurlarını kapı dışarı etme cesareti olan ecdadın duruşu ile bu günkü mirasçılarının duruşu arasındaki 180 derecelik farka bakmamız bu güne nasıl geldiğimizi özetlemiyor mu?

Yandaş basın, yalaka basın, onursuz basın, ş…z basın gibi sıfatlarla anılmaya başlanılan ve güvenilirliğini her geçen gün kaybeden medyada payı olanlar başarılarını kutlasalar da ben o günü kutlayamıyorum.

Ne diyelim “Burası Aksaray burada bu işler böyle, ya bu deveyi güdersin ya da bu diyardan gidersin” diyenlere inat doğru bildiklerim her zaman okuduğunu anlamak isteyenlere ulaşacak.

Basın mensuplarının 24 Temmuz basın bayramlarını tebrik ederken her günleri bayram olan sayısı bir elin parmağını geçmeyen Gazetecilere de mücadelelerinde başarılar diliyorum.

Bizim bayrama mı ihtiyacımız var?

Zaten yaptığımız iş ve gösterdiğimiz cesarete baktığımızda bize her gün bayram değil mi?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar