195 Ülkenin bulunduğu dünyamızda insanların koltuğa olan sevgi, saygı ve sadakatinin en fazla olduğu ülke cennet vatanım Türkiye.
Bu ülkede insanlar bir koltuğa sahip olmak için ellerinden gelen tüm güçlerini kullanırken koltuğa sahip olduğu günden itibaren de o koltuğun kendileri ile mezarlara gitmesi için her türlü ayak oyununu, ahlaksızlığı ve onursuzluğu yapıyorlar.
Sadece Aksaray’da başkan sıfatı ile hitap edilen sayısının kaç olduğunu tahmin bile edemezken, insanlar başkan olmak için her gün yeni bir dernek, cemiyet kurmak için girişimde bulunurken başkan olamayanlar makam sandalyeleri satın alıp evlerinde otururken bugün yaşanan başkanlık savaşlarına da şaşırmıyorum.
1990 Yılında çevrilen ve merhum Kemal Sunal’ın “Koltuk Belası” filmi, her ne kadar izleyenlerin beklentilerini o dönemde karşılamasa da bugün bu filmi izlediğimde koltuğun kudretini ve insanların başına ne türden bela açacağını, açmazsa da insanların tüm değerlerini ayaklar altına alabileceğini anlıyoruz.
Aksaray’daki koltuk sevdalılarına,
Başkanlık hayallerine,
Makam sevdalılarına,
İsminden ve itibarından emin olmayanların “Başkan desinler yeter” diyerek yola dökülmelerine baktığımda bundan sadece 2 ay önce CHP’nin başına rekor başarısızlık ve istenmemesine rağmen mahkeme kararı ile gelip oturanları eleştirmek biraz da o isimlere haksızlık olmuyor mu?
İsimleri, itibarları, başarıları, hedefleri, kabiliyetleri olmayan insanların hayattan hiçbir beklentileri olmasa bile başkanlık hedefine ilerlemelerine baktığımda ne yazık ki Türkiye’nin en köklü partisi olan kasasında parası, makam araçları, her ilde ve ilçede makam odaları, koruma orduları olan bir parti genel başkanlığı koltuğunda oturmak için insanların nelerinden vazgeçeceklerini anlamak için Aksaray’daki en basit makam koltuğu için yapılan savaşlara bakmak ve olayı doğru anlamak gerekiyor.
Yine iğneyi kendimize batıralım;
Bu il de 14 değişik basın yayın meslek örgütü var.
Her birinin bir başkanı var, bu başkanların değişik davet ve programlarda birer koltuğu var. Koltuğu olmayanların trip atma ve küsme olayları başta olmak üzere türlü rezilliklere hakkı var.
Bunların yönetim kurulları, başkan yardımcıları var.
Yemekli davet programlarında sayısı 200’leri gören basın ordusu var.
Ama bu ilde 14 dernek veya cemiyet, adına ne derseniz deyin 14 makam sahibi başkan var.
Bu başkanların bu güne kadar ildeki herhangi bir gazetenin, gazetecinin, radyocunun veya şehrin bir sorununu gündeme getirdiğini görüp duyan var mı?
Valilik, belediye, emniyet, jandarma, sağlık ve daha pek çok kamu kurum ve kuruluşlarında “Başkan” sıfatı ile kendilerini tanıtmaktan başka bir iş yaparken görebilen var mı?
14 Dernek, cemiyet veya temsilcilikle Türkiye’nin en fazla basın yayın kuruluş başkanlığı olduğu il olarak koltuğa bu sadakati gördüğümde ne Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuk savaşına ne de onun atadığı ve halkın istemediği il ve ilçe başkanlarına kızamıyorum.
Bizler koltuğun bu ülkenin başına bela olacağını Kemal Sunal’ın “Koltuk belası” filminden görüp anlamasak da artık Aksaray’daki makam sevdamıza baktığımda dernek kurabilecek yeter sayıda kitle bulamayanlara tavsiyem evlerinizde bir çalışma ofisi kurmanız ve kaliteli bir koltuk ile aile bireylerinin başkanı olmanız olacaktır.
İnanın ailenizin başkanı olursanız bugün başkan denilen kişilerin çoğundan büyük iş yapmış ve geleceğimizi teminat altına almış olursunuz.
Artık bu şehir için de, güzel ülkem için de “Allah koltuklarınıza zeval vermesin” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.
İldeki koltuk sevdasına bakarsanız tepedeki koltuklarda oturanların masum olduğunu anlarsınız.
Buradan tüm sayısını bilmediğim ama 10 bine yakın başkan sıfatı taşıyan başkanlara selam olsun.
İyi ki varsınız ve bizlerin tepedeki koltuk savaşlarının neden yapıldığını anlamamızda yardımcı oluyorsunuz.
Adınız, itibarınız ve tüm değerleriniz oturduğunuz koltukların altında kalsa da BAŞKANSINIZ…
Yorum Yazın