Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: nazmicaliskan@aksaray68haber.com.tr

Hala Provokasyon Peşindeler

Hala Provokasyon Peşindeler

Ülkede her geçen gün “Bu kadarı da olamaz” dedirten tarzdan haberleri görüyor, duyuyor ve okuyoruz. Bunların bir kısmı doğruyken, bir kısmı da sanal medya sayfalarının uydurmaları.

Yani birileri sürekli olarak bu ülkede olmaması gereken olayların olabileceğini ve bunların normal olduğuna bu halkı ikna etme çabası içerisine girerken, kimileri ise ne yazık ki bir yerlerden ateşin üzerine benzin temin ederek halkı galeyana getirme derdinde.

Sanal medyadaki çürümüşlük ve amacı dışındaki kullanım her geçen gün daha tehlikeli boyutlara ulaşmasına rağmen ne yazık ki bu mecrada yaşanan rezalet ve provokasyon çığırtkanlıklarına da göz yumuluyor.

Haberci olmayan habercilik yapmaya çalışırken eğitim ile uzaktan yakından ilgisi olmayanlar da bu alanda ukalalıklarına devam ediyor.

Bu ülkede hiç ama hiç kimsenin istemeyeceği ve sadece Kahramanmaraş ve Urfa’da değil ülkenin her köşesinde sorumluluk sahibi her bir bireyin ciğerine ateş düşüren olaylar da ne yazık ki son günlerin en önemli provokasyon malzemesi olmaya başladı.

Asılsız ihbarlar, yalan beyanlar ve gerçek olmayan bilginin paylaşılması sürerken katliam videoları da basın yayın organları dışında bu platformlarda yayınlanmaya devam ediyor.

Bu sorunun Türkiye’nin en önemli sorunu olduğunu ve önlenmesi gerektiğini her kulvarda dile getiren azınlığın aksine her fırsatta “Özgürlük” kavramının ardına saklananlar galip geliyor.

3 Gün öncesinde yaşanan olayların etkisi domino taşlarının oluşturduğu etki gibi yurt genelini sararken ve asılsız ihbar ve haberler birileri tarafından yayınlanmaya devam ederken halen gerekli önlemler için adım atılmadığını görmek artık daha çok endişe vermeye başladı.

Okul kapılarında 24 saat polis konsa da asıl tedbirin bu olmadığını anlamayanalar daha dünkü yazımda da dediğim gibi bir defa dahi aynaya bakmadıkları sürece bizi çok daha kötü günlerin beklediğini görmezden geliyorlar.

Acil yapılması gerekenler acil olarak illerdeki en üst düzey bürokratlar ile aile birliklerinin de katılacağı çalışmalar ile görüş alışverişleriyle masaya yatırılmalı ve her okul ve Mahalle özelindeki tedbirler ona göre alınmalı.

Bu çalışmalar illere göre de farklılık göstermeli ve sıkıntılı olduğu herkesçe bilinen okullardaki tedbirler en üst düzeye çıkartılırken aileler ile o okullarda görev yapan öğretmenlere güvende oldukları gösterilmeli.

“Toplumsal çürüme” adı verilen cümlenin altı doldurulmalı ve artık yönetenler gelişen teknoloji ile değişen dünya düzenine ayak uyduracak yeni tedbirler için kafa yormalı.

Özellikle çocukların çok daha hızlı ve fazla kullandığı sanal platformlar ile teknolojik değişiklikler ile değişen dünya düzeni de bu süreçte araştırılmalı ve okullardaki tedbirler 30-40 seneki önceki sürece göre alınmamalı.

Bu güne kadar her fırsatta provokasyon derdinde olanlar acil olarak tespit edilip yakalanmalı ve bu konuda yapılan çalışmalar da basın yayın örgütleri ile halka duyurularak “Bu sorumsuz hareketlere girenlerin akıbetlerinin ne olacağı kamuoyuna gösterilmeli” Bu sayede bu işe girişme eğiliminde olanların da aynı hatalara düşmeleri engellenirken ülkede “yapanın yaptığı yanına kar kalmıyor” algısı tekrar oluşturulmalı.

Okullarda geçmişte yapılan arama faaliyetlerinin yeniden yapılmaya başlanması ve aileler bile olsa okuldaki öğretmenler ile idare yetkililerinin daveti olmadan okul avlularına bile alınmamalı.

Eğer bu ve benzeri tedbirleri bugün almazsak Allah göstermesin ama bunun gibi olmasa da her birimizin ciğerini yakacak olayları görüp duymaya devam ederiz.

Bu güne kadar devrin değiştiğini görmeyen, teknolojinin verimli yanlarının olduğu kadar olumsuz taraflarının da olduğunu anlamak istemeyen çok kıymetli etki ve yetki sahibi insanlar artık bir adım atarlar umuduyla…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar