Geçmişten bu güne birçok medeniyete ev sahipliği yapan Aksaray’ın hala nereye bağlı olduğunu anlatmaya çalışan insanlar olarak reklamı yaparken “Neyiniz meşhur?” sorusuna geçmişte kavak diyenler artık bu cevabı bile veremiyorlar.
-Tarım ve hayvancılığımız ile övünüyoruz ama sorunları çözmekten bihaberiz,
-Sanayimiz ile övünüyoruz her dönem arsa dağıtımlarında ortaya atılan iddialar karşısında boğuluyor ve bir ses bekliyoruz,
-Turizm konusunda “Kapadokya’nın açılan kapısıyız” diyoruz, ortada turizm namına atılan net bir adımı göremiyoruz,
-“Türkiye’nin kalbiyiz” diyoruz, bu kalbe yıllardır beklenen bypassı yaptıracak cerrah bulamıyoruz,
-Biz “Şuyuz, buyuz” diyoruz ama halen kendimizi ifade edecek bir kelime bile bulamıyoruz.
Bu örnekleri ben de, sizler de çoğaltırsınız ama ne gerek.
Geçmişte kavağı ile meşhur olan bu merkezi şehirde artık can suyunu alamadığımız için “Kavak” cevabını bile veremezken artık sadece “Mazeretlerimiz” ile meşhuruz demeye başladım.
Bu ilde her şeye ve her halta süper bahaneler üretiyoruz.
Bu şehrin idaresi için iyi bahaneler üreten insanları bir ömür bu memlekette mutlu ve refah içerisinde yaşatmak için birbirimizle yarışıyoruz.
Muhalefeti olmayan,
Gazetecisi olmayan,
Bir elin parmaklarından fazla siyasetçisi olmayan,
Yumruğunu masaya vuracak bürokratı olmayan bir şehirde de zaten en iyi üretilen şey bahane olmaz mı?
Bugün bekleyen sorunlar artık şehir için kangren haline gelmişken halen bahaneler ve mazeretler dinliyor ve ömürlerimizden yeni günler kaybetmeye devam ediyoruz.
Seneler önce gelmesi gereken yatırımları bugün duyduğumuzda avuçlarımız patlarcasına alkış tutuyoruz ama bu yatırımın günü ile vadesini sormaya cesaret bile edemiyoruz.
-Yapılamayan çevre yolu Aksaraylılar ve Aksaray’dan geçen insanlar için elzem olmuşken akıbetini sorabilen var mı?
-Hastane konusunda ortaya atılan iddialar ile yaşanan süreçle ilgili bir tek kelime edebilen var mı?
-Şehri yaşanmaz hale getiren trafik sorunu konusunda bir tek cevap duyabilen var mı?
-Aksaray’da karar veren makamlarda oturanlardan yapmadıkları işler konusunda hesap veren var mı?
Elbette soruya da, verilecek olan cevaba da ihtiyaç yok.
Burası Aksaray, burada sorunları çözmek yerine o sorunların yaşanmasının normal olduğunu anlatabilen herkes idareci olabilir.
Zaten idarecilikte, durumu idare etmek değil mi?
Ne diyelim daha iki gün önce meslektaşlarımdan Ayşe Alp Hanım hastanede yaşanan bir olayı kamuoyuna açıkladı.
Bununla ilgili iddialar konusunda bu gün ve bu saate kadar;
-Hastane yönetiminden,
-Sağlık yönetiminden,
-İl idarecilerinden,
-Siyasetçilerden.
Yani etki ve yetkiye sahip isimlerden bir tanesinden bir açıklama görüp, duyan bir Allah’ın kulu var mı?
Elbette olmaz ve olamaz.
Böyle iddiaları araştırıp gereğini yapması gerekenlerin en büyük başarısı olan sessizlik ile bu işi unutturmak olunca elbette davul zurna az bile.
İki gün boyunca hiçbir cevap verilmeyeceğini bilmeme rağmen bu işin sonucuyla ilgili en azından “Gerekli inceleme ve araştırmalar yapılacak, sorumluluğu olanlar varsa da hak ettikleri yaptırımları görecekler” cevabını bile veremeyenlerin idareci olarak bulunduğu koltuklar bu şehrin en büyük kamburu haline gelmedi mi?
Elbette geldi ama bunu gündeme getiren tek gazeteci dışında, değişik çıkar ilişkileri nedeniyle kör, sağır ve dilsiz olan medar-ı iftiharımız Aksaray basınının bile 3 maymunu oynamayı görev edindiği bir şehirde olmayan kavağımız dışında “Neyiniz meşhur?” sorusu soranlara çok zorlanmadan sadece en iyi ürettiğimiz şey “Mazeret” cevabını verin geçin derim.
Boş verin, bu şiddet uygulandığı iddia edilen hasta veya yakını nasıl olsa siz ve size yakın kişiler değil nasıl olsa.
Sizler de sıra siz veya yakınlarınıza geldiğinde feryat eder ve o zaman 1 soruya 41 mazeret nasıl üretilir ağızlarınız açık izlersiniz…
Yorum Yazın