“Demokrasi” kulağa çok hoş gelen ve 3-5 senede bir defa hatırlanan ve yurdumun sevgili insanlarının inanmak istediği bir kelime.
Bu ülkede demokrasinin varlığına inanarak sandık başında 3-5 senede bir defa kendisini kıymetli hisseden insanların son kırk gündür yaşananlarla artık demokrasiye inançları da zedelenmeye başlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin bundan 3 sene önce yapılmış olan kurultayının iptali ve bildiğimiz kelimelerin arasına yeni giren “Butlan’ın” demokrasiden de üstün olduğunu son yaşananlar ile hep beraber gördük.
Yapılan kurultayın iptal edilip her şeyin 3 sene öncesine dönmesi ile genel başkanlık savaşlarının yapıldığı Cumhuriyet Halk Partisinde artık halkın verdiği Muhalefet görevinden başka her şey yapılmaya başlandı.
Kendi içerisinde hainlikle, ihanetle, hırsızlıkla ve daha birçok sıfat ile suçlanan insanların oynadıkları satranç oyununda tüm kurallarını hiçe saydığı gibi demokrasinin gereği olarak kendilerini o koltuklara getiren seçmenler ile delegelerin de iradesini toprak altına gömdü.
Bizim her zaman dediğimiz “Delegeleri kim yazıyorsa başkan o’dur” cümlesi tam da burada ortaya çıkmaya başladı.
2023 Kurultayından önceki delege ve MYK üyeleri ile partiyi yönetmesi için yüce mahkemeler tarafından atananlar yeni kurultaya gitmek yerine artık kendi il yönetimleri ve üst kurul delegelerini oluşturmak için “Arınma” süreci başlattılar.
Bu arınmanın hırsızlık, yolsuzluk ve değişik ahlaksızlıklar için yapılacağını belirtenler artık olası bir kurultayda oy verecek isimleri görevlerinden alıp yerlerine kendisine oy vereceklerinden zerre şüphesi olmayanları atamaya başladılar.
Seçilmişlerin yerine atanmış isimler ile kongreler yapıp, bunun adını da “Demokrasi” koyarak insanların da iradelerinin kabul edilmediğini tüm ülkenin gözüne sokmaya başladılar.
Son olarak birçok il ile birlikte Aksaray’da parti üyelerinin seçimi ile yönetime gelmiş isimler de CHP genel merkezi tarafından görevden alındı.
İl genelinde şaibesi olmayan ve saygın işler ve görevlerini yürüten bu insanların toplumdaki ve parti içerisindeki karşılıklarına bakılmaksızın görevden alınmaları ve yerlerine “Vallaha sana oy vereceğiz dede” diyen bir isim bulunamadığı için bu köşeyi yazdığım ana kadar belirsiz olan il başkanlığı ile Aksaray’da dümeni kırılmış bir gemi gibi kaldılar.
Ben bir siyasi partinin veya oluşumun sözcüsü değilim ama mesleğimin bana verdiği görevle olup bitenin bir gözcüsü olarak “Demokrasi” kelimesinin de içerisinin boşaldığına hiç şüphem kalmadı.
Bugün veya yarın belki birisi bu ilde yönetime atanacak ve sözde “Demokrasiyi” savunan bir siyasi partinin atanmış il başkanı olarak “Herkesten ve her şeyden önce Piro’ma hizmet ederim” diyerek bizlere demokrasiyi anlatmaya çalışacak.
Kendi partilerinin delegeleri ile seçimle gelmiş isimler de “Biz bu kararı tanımıyoruz” diyerek mücadelelerine devam edecekler ama bu süreç artık sadece bu partiye değil insanların demokrasiye olan inançlarına zarar verecek.
Belki yeni bir parti kurulacak, belki de mahkemeler bu olup bitenlere “Dur” diyecek. Ama bu karmaşanın açtığı kara delik ileriki yıllarda bu deliği açanlara da, ses çıkartmayanlara da çok büyük zararlar verecek.
Ne diyelim “Butlan” ile artık seçimlere, adaylara ve demokrasiye gerek kalmadığını tüm ülkenin gözüne soka, soka anlatanlardan Allah razı olsun.
Bakalım Aksaray’daki bu onurlu görevi hangi cengâver kabul edip “Büyüksün Piro” diyecek?
Yorum Yazın