Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: nazmicaliskan@aksaray68haber.com.tr

Bu Hesaba Aklı Eren Var mı?

Bu Hesaba Aklı Eren Var mı?

Ülkemizin Güneyindeki savaşın sona ermesinin ardından fırsat kaybetmeyen terör devletleri Doğusunda da harekete geçtiler.

1990’da Irak’ta olduğu gibi kitle imha silahı bahanesi ile İran’a başlatılan saldırılar Ortadoğu’nun istikrarsızlığının devamını sağlarken bu istikrar sorununun faturasını bu defa dev Çin ve AB ülkeleri de ödemeye başladıkları için İslam coğrafyasının aksine terör devletlerine “Dur” diyebilme cesaretini gösterdiler.

Yaşanan süreç petrol fiyatlarının yükselmesine neden olurken fiyatlar dışında tedarik zincirinin kırılması nedeniyle pek çok ülkeyi çok daha sıkıntılı günlerin beklediğini TV ekranlarındaki bilirkişilerimizden dinliyoruz.

Pek çok ülkede akaryakıt fiyatları artmasına rağmen tahmin edileceği gibi artış rekoru yine bizim ülkemizde oldu. Özellikle motorin fiyatlarına son 3 gün içerisinde gelen zam kontak kapattıracak boyuta ulaştırırken araçları olmadığı için bu zamdan etkilenmediklerini düşünen saygıdeğer hemşerilerimiz ise Pazar yerlerinde veya diğer alışveriş yaptıkları reyonlarda petrol artışlarının etiketleri etkilemediğini düşünerek kavgalarını sürdürseler de onlar da araçları olanlar kadar etkilenmeye devam ediyor.

Ancak burada asıl sorun yapılan zamlardaki matematik hesabı değil mi?

Gerçekten ben bu petrol hesaplamaları konusunda ince hesap yapan görevlilerin zam ayarı ile indirim ayarlarında farklı terazi işlettiklerini düşünmeye başladım.

Şöyle ki;

Savaşın başladığı Şubat ayı sonunda petrolün varil fiyatı 65-70 Dolar aralığında dolaşırken artan fiyatlar konusunda vatandaşların etkilenmemesi için ÖTV indirimi yoluna gidildi.

Çok kısa sürede “ÖTV tükendi” denilerek gelen artışların tamamı pompaya yansımaya başladı.

Özellikle son haftalarda yaşanan dalgalanma nedeniyle ülkemizde motorin fiyatı 80 lira seviyesine ulaşırken petrol fiyatındaki yaklaşık yüzde 20’lik düşüş ise pompaya ne zaman ve ne kadar yansıyacak bunu tahmin edebilen bir kişi yok.

Petrol varil fiyatlarının 95 ile 100 Dolar aralığında dolaştığı 12 Mart tarihinde ülkemizde bir litre motorinin litre fiyatı ortalama 64 TL’den satılırken bu gün aynı fiyata gerileyen petrol fiyatlarına rağmen düşüş sinyali verilmezken sadece bir yerde tahmini olarak 1 lira civarında bir indirim sözü edildi.

Gerçekten bu oran ve orantı konusunda sorun, yıllar öncesinde bizlere matematik öğreten öğretmenlerimizde mi, bizde mi yoksa bu hesabı “2 ile 2’nin toplamı kaçtır? sorusuna, alırken mi?, satarken mi?” felsefesi ile yetiştirildiğini düşündüğüm hesap uzmanların da mı?

Şu anda artık düşen orana göre petrolün varil fiyatı 12 Mart tarihine döndüğüne göre ülkemizde de akaryakıt fiyatlarının 12 Mart tarihindeki fiyatlara dönmesi gerekmiyor mu?

Bu denge sağlanamadığı takdirde yeni dönemde istenilen enflasyon oranlarının açıklanmasında artık TÜİK’in bile vicdanı elvermez.

Başlayan savaş bahanesi de bu defa bu süreci yaşamak zorunda bırakılan bu halkı ikna etmez.

Özellikle motorinin ana gider kalemi olduğu nakliye ve tarımın etkileyeceği fiyatlar TIR’ları yoldan çekerken o traktörleri de tarlalardan çekerse hep eleştirilen yağ, peynir, un, çay ve şeker kuyruklarını da hep birlikte yaşamış oluruz.

Yani matematikte hesaplar kötü örnekte olduğu gibi, size göre, bize göre değil tek sonuçlu yapılmak zorunda. Brend petrolün varil fiyatının 98 Dolar olduğu ve motorinin 64 liradan satıldığı 24 Martta Brend petrolün fiyatı 98 Dolar olmasına karşılık motorin fiyatı 80 lira sınırında.

Bu oran ve orantı konusunda sonuç verebilecek işlemi yapabilecek bir tane matematikçi var mı?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar