Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: nazmicaliskan@aksaray68haber.com.tr

Suç Dosyaları Kabarıyor

Suç Dosyaları Kabarıyor

Yurt genelinde “Suça sürüklenen çocuk” haberleri ile yapılan eylemleri basitleştirmeye veya hafifleştirmeye çalışılan çocuk suçluların sayısına her sene 180 bin yeni suçlu daha ekleniyor.

Yaşları 0-17 yaş aralığındaki bireylerin çocuk olarak kabul edildiğini ve bu suç işleme oranlarının 10-17 yaş aralığında olduğunu değerlendirirsek bu oran gelecek için endişe verici noktaya doğru hızla ilerliyor.

Yani ülkemiz genelinde kasten yaralama, hırsızlık, hakaret ve tehdit gibi suçlara ek olarak cinayet, uyuşturucu gibi suçları işleyen ve çocuk suçlu olarak kabul edildiği için çok daha az cezalar ile cezaevlerinden salınan çok sayıda suçluya her sene bir önceki seneden daha fazlası ekleniyor.

Bunun nedenlerini araştırmak için ne yazık ki cinayetler, gasplar, veya türlü olaylar da etkili olmuyor.

-Eksiye düşen hava sıcaklıklarında sokaklarda bir kazak ile gece saatlerine kadar dilendirilen,

-Sokaklardaki çöp konteynerlerinin içerisinde atık aratılan,

-Ne yaparsa yapsın bebekliğinden beri dokunulmaz kılınan,

-Yaptığı her kabahatte arkasında dağ gibi ailesini gören,

-Okullarda disiplini uygulamaya çalışan öğretmenlere bile aile resti çeken bu çocukların suç karnelerinin de ne yazık ki daha farklı olması beklenemezdi.

Yılda bir defa zoraki olarak istenmeye, istenmeye kutlanılan anlam ve önemi unutturulmaya çalışılan 23 Nisan Çocuk Bayramı dışında çok fazla fark edilmeyen bu çocuklarla ilgili ne yazık ki benzeri felaketler dışında en alttan en üst kademeye kadar alınan bir tedbirin olmaması, içerisinde olduğumuz durumun özeti değil mi?

Anadolu Ajansı verilerine göre 2025 yılı boyunca ülkemizde 17 yaşına kadar olan ve suça karışan birey sayısı 186 bin 256’ya yükselirken suça sürüklenen çocuk sayısı, son 10 yıl içerisinde ortalamaya göre yüzde 17,47 oranında artış gösterdi.

Bu suç artışının en basiti ile; Aileler, öğretmenler, televizyon, şiddet içerikli diziler, sosyal medya ve benzeri onlarca mazeretle anlatılmaya çalışılması işin kolaycılığına kaçış değil mi?

-Her sene değiştirilen eğitim sistemi,

-Gelir adaletsizliğinin göze sokulacak şekilde paylaşılması,

-Ailelerin kendi görmedikleri imkânları çocuklarına sağlama çabası içerisinde yaptıkları hatalar,

-Her şeyden önce de “Benim çocuğum yapmaz” düşüncesi ile benzeri birçok sorun ne yazık ki ülkemizi bu günlere getirirken bizler de, ülkede yönetenler olarak da, yönetilenler olarak da en iyi bildiğimiz işi yaparak bahaneler ile olayların kenarından dolaşıp unutmayı hayat felsefesi ilan ettik.

Yakın zamanda bu felaket ile yaşanmasını istemediğimiz benzeri felaketleri unutup yine sorumluları hep birlikte bambaşka mecralarda ararken “Çocuk suçlu” veya “Suça sürüklenen çocuk” cümleleri ile suçları şirinleştireceğiz.

Sadece Aksaray’da yaş ortalaması 16 olan kaç kişi suç işledi?

Veya kaç çocuk bu suçlardan mağdur oldu?

Bu ilde bunun araştırılması için harekete geçen bir kurum veya kuruluş oldu mu?

Daha Ramazan ayı içerisinde ölenin de öldürülenin de 16 yaşında olduğu bıçaklı kavgayı o aileler dışında hatırlayan kaldı mı aramızda?

Elbette o günlerdeki bir iki dedikodu eylemi dışında kimse evinin içerisine bakmadığı ve gerekli önlemleri alarak empati yapmadığı için ateş düştüğü yeri yaktı ve daha bayram bile gelmeden o olay unutulurken yine il genelinde çocuk denecek yaşlarda bıçaklı kavgalara karışanların haberleri de yine bizler tarafından rutin bir asayiş haberi gibi paylaşıldı.

Belki cinayet haricinde bu suçlara karışanlar yaşları itibari ile serbest bırakıldılar ve yaptıklarının bedellerinin olduğunu bile idrak edemeyecekleri için “Nasıl olsa bu suçlardan kimseye bir şey olmuyormuş” diyerek rahat tavırlarına ve aymazlıklarına devam ettiler.

Ama artık aileler başta olmak üzere herkes bu ülkede “Suça sürüklenen çocuk” ve “Çocuk suçlu” gibi cümleleri unutmalı, ardından da “Benim çocuğum yapmaz” algısından vazgeçerek “Benim çocuğum da dahil, herkesin çocuğu her şeyi yapabilir” düşüncesini benimseyerek hareket etmeli.

Aksi halde bir dahaki yılın verilerinde “Çocuk suçlu” dediklerimize eklenenlerin sayısı 200 bini aşar.

Çocuğunuzu severken okullarda, sokaklarda ve diğer yaşam alanlarındaki çocukların ailelerinin de çocuklarını sevdiklerini ve sizlerin çocuklarınızın bir başkalarının canını yakma hakkı olmadığını öğretmeye başlasanız sorun kendiliğinden çözülmeye başlar…

 

 

 

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar