
Son aylarda artık adına ekonomik kriz demenin bile çok hafif kaldığı süreçten geçmeye başladık.
Artırılan vergiler ve hayat pahalılığı ile bunu fırsat bilen leş kargalarının fahiş fiyat uygulamaları ne yazık ki dar gelirli vatandaşların iki yakasını bir araya getiremez duruma geldi.
Yüksek enflasyon her geçen gün değişik bahaneler ile yeni bir boyuta geçerken açıklanan istatistikler sayesinde psikolojik sınır hep korunuyor.
Sokak ile verilerin tutmadığı bu süreçte gönül ister ki bizi temsil edenler ile bizi haberdar etmesi gerekenlerin gündemlerinde ekonomi az biraz yer kaplasın.
Bunu aylardır beklememize rağmen bu karşılığı nedense bir türlü bulamıyoruz.
TV ekranlarında elleri çubuklular;
Nesli tükenen pandaları,
Kuşların göç yönlerini,
Venezuela’daki saraydan başkan kaçırma filmini,
İran’a karşı başlatılan sözde savaşı,
Almanya’daki ekonomik sıkıntıları,
Nijerya’daki insan hakları ihlallerini,
Kıbrıs’taki seçimleri,
Terörist başı Öcalan’ın ne kadar mübarek bir insan olduğunu,
Darda kaldıklarında İmamoğlu’nu ve diğer tutuklu belediye başkanlarını günlerce ellerindeki çubuklarla ağızları köpürürcesine hepimize anlatmaya çalışırken hepimizin asıl konusu olan ekonomiden bir kelime bile edilmiyor.
TBMM’ye baktığımızda da durum çok farklı görünmüyor.
Orada da ne yazık ki “Terörsüz Türkiye” süreci adı altındaki süreç,
Ekrem İmamoğlu,
Meclisteki iftar,
Yıllardır bu ülkede söylenmesi ve dinlenmesi yasak olmayan “İlahi”,
Gibi sayısı artırılabilecek bu milletin ana sorunu olmayan birçok başlık hep gündemde tutuluyor.
Aksaray’dan bakarsak bu ilde her zaman konuşmaların başında övülen elleri nasırlı çiftçilerin tarımsal su sorunları, mazot sorunları ve daha pek çok sorunları ülkenin bırakın gündemini, 5’inci sayfa haberlerinde bile yer almıyor.
Aksaray’ı en sorunlu alanı olan sağlıkta yaşananlar Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Diş Hastanesindeki sıra sorunları da yine bu ülkede kimsenin umurunda bile değil.
Kireçlik yolu, OSB yolu, çevre yolu, Ortaköy yolu gibi sorunlar da yine ilimizde bile sorun yerine konulmuyor.
Kısacası ülkenin ana sorunları arasında artık sanal üretilen gündemler dışında, olması gereken milletin sorunları yok.
Bu birilerine göre sorun olmayan konuların çözümü için bekleyen ve umut eden hemşerilerimizin iyi niyetlerini nereden aldıklarını merak ediyorum.
Çünkü bu iyi niyet ve umuttan hepimize biraz daha lazım.
İşte ülkemizin gelecek haftalardaki gündemleri de bu hafta ortası itibari ile belirlendi.
Mersin ve birkaç belediyede başlatılan yolsuzluk veya usulsüzlük sorunları.
Artık iktidar, muhalefet, haber kanalları ile sokaktaki hazirun hep birlikte hangi belediyeden kaç lira yolsuzluk yapıldığını veya yapılmadığını haftalar, hatta aylar boyu ana gündem yaparlar.
İşte böyle geldik ve gidiyoruz, özetlemek gerekirse bizlerin sorunları ile yönetenlerin sorunları arasında 180 derecelik ufacık bir fark var.
Bu sorunlar biter ve Dünya’nın herhangi bir ülkesinde de bir felaket yaşanmazsa işte o zaman sıra bizlerin sorunlarına gelecek. Sıkın dişinizi, vermeyin canınızı…









Yorum Yazın