Reklam
Köşe Yazısı

Boş Ziyaretlerle Geçen Seneler

Dertleri ve sıkıntıları her dönem halı altına süpürülen ve sıkıntıları sürekli artan Aksaray halkı son senelerde basın yayın kuruluşları ile sanalizasyon çukurunda sürekli olarak birilerinin başka birilerine yaptığı ziyaretleri takip ediyor. Geçmişte hanımların düzenlediği kısır günlerinde olduğu gibi birbirlerini ziyaret edenlerin ne türden sorunlar çözdüğünü, bu ile neler kattığını bilen de açıklama zahmetinde bulunabilen de yok ne yazık ki.

nazmicaliskan Nazmi 23 Ekim 2026, 05:562 dk okuma

Atanan bir bürokratın en az bir senesine yakını kendisine yapılan ziyaretler ile kendisinin iade-i ziyaretleriyle geçerken ziyarete alışan devlet yetkililerimiz köy ve kasaba ziyaretlerini de eksik etmeyerek bu şehirdeki ömürlerini tüketip Şehri Sülahayı terk-i diyar eyliyorlar.

Hele ki güzel memleketim Aksaray’da kurulan ve amaçları belli bile olmayan dernek ve cemiyetler ile bunların birbirinden kıymetli yöneticilerini de bu sarmalın içerisine eklediğimizde ziyaret ve iade-i ziyaretler atananlar ile seçilenlerin görev sürelerini bile dolduruyor.

Belediye başkanının halka hizmet için seçildiği gün başlayan ziyaretler aylarca devam ederken seçim öncesi duran çalışmalar seçim sonrasında da önemli bir süre yeniden başlamıyor.

İldeki STK ve dernek seçimleri öncesinde başlayan yarış sonrası devam eden hayırlı olsun ziyaretleri sözde hizmet için seçilen kişinin makamının dışına çıkamamasına neden oluyor.

Ziyaretler sonunda başlayan iade-i ziyaret süreci ile en iyi ihtimal ile makamların önemi ve büyüklüğüne göre an az 6 aylık zaman kısır geçen günler ile tamamlanıyor.

Her ilde yaşanan ancak Aksaray’da tezeği çıkartılan bu süreç bir kısır döngüye dönmüşken sanalizasyon çukurunun istediği malzeme gereği köy ve kasabalardaki değerli Aksaray halkı da bu ziyaretlerden nasiplerini alıyorlar.

Sosyal medya idareciliğinin Ankara’da hoş göründüğünü öğrenen kıymetli koltuk sevdalıları köy ve kasabaları ziyaret ederek buralarda yaşayan halkın hazırladığı yağlı, ballı ikramların tadına bakarken neredeyse her konuşmalarında aynı cümleler ile güzellemelerinden de vazgeçmiyorlar.

Ne diyelim onlar yağlı ballı ikramları yerken, bizler de bu güzellemeleri yemesek bile tadına bakıyoruz.

Yani Aksaraylılar olarak senelerdir “Derdiniz nedir?” sorusunu sorabilecek bir tane bile bürokrat, siyasi, oda ve STK başkanını göremedik.

Dertlerimiz hep halı altında toplanırken hep birlikte yapılan güzellemeler ile göğsümüzü kabartarak düşünme yetisi olmayanlar tarafından düşünüldüğümüzü düşünüp gururlanmadık mı?

Geriye dönüp baktığımızda ne mi kaldı;

-Çiftçinin çözülemeyen su sorunu,

-İşçinin üzerinde düğmesi kalmayan gömleği,

-Türkiye’nin en sorunlu şehir trafiği,

-2-3 Kişinin işi bozulmasın diyerek gündeme bile getirilemeyen çevre yolu sorunu,

-Sokaklarında yaşanan sorundan dolayı artık ailelerin rahatlıkla dolaşamadığı Aksaray sokakları,

-Randevu bulunamayan, bulunsa da doktoru bulunamayan, parası veya tanıdığı olmayanın sürüm, sürüm süründürüldüğü sağlık sistemi,

-Çeşmelerinden 24 saat su akmasına ve bu suyun parasını ödemelerine rağmen marketlerden veya tatlı su çeşmelerinden içmelik su taşıyan insanlar,

-Okullardan velilere verilen dershane adresleri,

-Mahalle muhtarlarında bekleyen ve muhataplarının haberdar bile olmadığı on binlerce icra ve mahkeme tebligatı,

-Ufacık sorunları giderilemediği için meslek liselerini bırakarak birçoğu arada heder olan binlerce genç,

-Aylarca çeşitli kamu kurum ve kuruluşunun kapısında “git-gel” süreci ile ömürleri tükenen binlerce insan.

Yani kısır geçen, bu kısır günlerini bir marifetmiş gibi paylaşmak yerine halk için sokağa inip o meşhur halımızın altını kaldırmadığınız sürece Aksaray hep kötülediğiniz geçmiş senelerini bile çok arayacak.

Bırakın artık şu “Hoş geldin-Boş gittin” muhabbeti ile kendinizi pazarlama yeteneklerinizi de gerçek dert ve sıkıntıların çözümü için de biraz zaman olsun.

Sıktı artık hepinizin boş ziyaretleri…

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam
Reklam