
Son günlerde emekli maaşları ile başlayan ve sokak tartışmalarında bile artık denilecek söz kalmayınca “Halinize şükür edin, bunu alamayan da var” cümlesi ile bitirilmeye çalışılan cümleler artık zor şartlarda yaşayan insanların almaları gereken haklarını yeterince alamadıkları serzenişleri karşısında alınana şükür edilmesi gerektiği hafızalara kazınmaya başlandı.
Aldığı 500 bin lira maaşının yetmediğini ve 20 bin lira emekli maaşı alan bir vatandaşın kendisinden iyi durumda olduğunu anlatmaya çalışan düşünce ile “Aldığınıza şükür edin” diyen düşünce arasında zerrece fark yok.
Ben bu güne kadar sadece Allah’a şükür ettim ve etmeye de devam edeceğim.
Ama bu şükürüm, sadece Allah’ın bana verdiği sağlık, beslenmeme neden olan ürünlerin üretilmesi için verdiği yağmur, kar ve güneş için olacak.
Ben sadece Allah’a şükür edeceğim, yakınlarımın sağlıklarına ve Allah tarafından sağlanan nimetlere olacak.
Emeğimle çalışarak elde etmem gereken notum, maaşım, sosyal konumum, iş yerindeki konumum nedeniyle benden farkı olamayana bu güne kadar şükür etmedim, bu günden sonra da etmeyeceğim.
Bu nedenle artık TV ekranlarında bile aymazca “Halinize şükür edin” diyen ekibin hak etmemelerine rağmen, hak etmedikleri makamlarda, hak etmedikleri imkânlara sahip oldukları için birilerine şükür etmeleri de benim sorunum değil. O nedenle aldıkları maaşlarla geçinemediklerini söylemek zorunda bırakılan işçi, memur ve emekliyi şükürsüzlük ile suçlamak da aymazlıkta aşılan yeni bir eşik değil mi?
İnsanların geçinemediklerini söylemelerini şükürsüzlük olarak kabul etmek aslında kendilerine sağlanan hak etmedikleri nimetlere herkesin şükür etmesini ve bu düzenin bozulmasından yaşanan endişe değil midir?
***
Bu ülkede ne yazık ki, emekli maaşlarıyla birlikte ayda 500 bin lira civarında maaş alıp yetmediğini her fırsatta anlatmaya çalışanlar, 20 bin liranın ülke şartlarında ne kadar büyük nimet olduğunu da anlatmaya çalışırken gerçekten zor bir işe imza atıyorlar.
Gerçekten her fırsatta “Haline şükür et” diyenlere baktığımda hepsinin keyiflerinin yerinde olduğunu görmek ve refah seviyesi olarak “şükür edin” dediklerinin hep üzerinde olmaları sadece bana mı samimiyetsiz geliyor?
Verdiği nimetler nedeniyle “Yaratma” gücü olan Allah’tan başkasına kulluk etmediğim gibi yaratarak bizlere sunduğu nimetlerden, sağlıktan ve verdiklerinden dolayı da sadece ona şükür ederim.
Parası ile aldığım bir ürün nedeniyle bir yaratılmışa şükür etmek kadar büyük bir şirk var mı yeryüzünde?
Ekonomik koşulların sosyal çürümeyi hızlandırdığını görmezden gelenler,
Lüks restoran ve kafelerde günlerini gün edenler,
En marka mağazalardan çoluk çocuk ödeyecekleri miktarı düşünmeden giyinip kuşananlar,
En küçük bir hapşırıklarında bile özel hastanelerdeki özel sağlık hizmetlerini seferber edenler,
En son model arabaları almak için bayilerde sıra bekleyenler,
Ellerindeki güç ve imkanın kaybolmaması için düzenlerinin değişmemesi için en güçlü silahları olan şükür kılıcını çektiler ya.
Bende diyorum ki; Ben bu güne kadar sadece Allah’a kulluk edip, O’na şükür ettim. Yarattığı her şey için.
Size neden şükür edeyim?
Siz neyi yarattınız da bizden kendinize şükür bekliyorsunuz?









Yorum Yazın