Y.S.S.M’de Can Pazarı
“Y.S.S.M” Açılımı ile Yavuz Sultan Selim Mahallesi, şehrin büyük bölümünün bildiği adıyla da belediye arsaları.

Şehrin en ötelenmiş olmasına rağmen tesadüfen yapılan yatırımlar ile şehrin en değerli bölgesi olma yolunda ilerleyen sorunları da kendisi kadar uçsuz bucaksız olan bir Mahalle.
“Neden bahsediyor?” Diyorsanız, bir Mahallenin tüm sorun ve sıkıntılarının çözümü için nelerin gerektiğini bilmememden bahsetmeye çalışıyorum.
OSB’nin çalışmaya başlamasıyla içerisinden geçen 10’uncu Bulvar adı verile yol ile ikiye bölünmüş olan bir Mahallenin diğer bölgesinden de Aksaray’ın Dağılgan, Kurtuluş, Laleli, Hürriyet gibi Mahallelerinin pisliğini toplayan bir tahliye kanalına Hasandağı köyleri ile OSB ve yeni sanayi bölgesinin fosseptik atığını getiren bir tahliye kanalı ile sınırlandırılmış içerisinde Aksaray halkının yaşadığı Mahalleden bahsediyorum.
Gerek gazetelerimizde, gerekse de değişik mecralarda defalarca kez dile getirdiğim bu sorunun giderilmesi için çaba göstertirken gelişen ve büyüyen OSB ile küçük sanayi sitemiz bu Mahalleye yeni bir sorun daha yarattı.
Sorunları büyük ölçüde çözüm bekleyen bu Mahalle sakinleri sadece ve sadece Aksaray halkının pisliğini taşıyan DSİ’nin tahliye kanalının ıslah edilmesini ve buradaki pislik kokusunu koklamak istemediklerini ve yine Mahallelerini ikiye ayıran 10’uncu bulvarda can güvenliklerinin sağlanmasını istiyor.
Bu bölgede yaşayan bir akrabam yok veya bu yazıyı kaleme almam yönünde birilerinin baskısı da yok.
Ama bu yerde oluşan yoğun trafik nedeniyle sorun yaşayan sürücüler kadar okula giden çocukların sabah saatlerinde ölüm ile dans edişlerini gördükçe “Bize doğru bir cisim yaklaşıyor” demekten kendimi alamıyorum.
Felaket göstere, göstere gelirken Mahalle halkının sonlarını kabullenişlerini görmek ve gerekli başvuruyu yapması gereken Mahalle yöneticisinin çaresizliği içerisinde bulunduğumuz kabullenişin fotoğrafı gibi değil mi?
Gelişen ve büyüyen sanayi ile böbürlene, böbürlene övünenlerin bu sanayi ile küçük sanayi denilen bölgenin en büyük sanayilerinden birisine sabah ve akşam saatlerinde bir seyahat etme zahmetinde bulunmasını tavsiye etmek hakkım değil mi?
Yine bu ekabir takımının bu yolda sabah saatlerinde veya akşam saatlerinde gözlerinden bile sakındıkları çocuklarının ellerinden tutarak araçlar arasında yolun karşısına taşımasını tavsiye etmek hakkım değil mi?
Yanından geçerken bile araçlarının camlarını kapatmasına rağmen kokuya 3 dakika bile katlanamayanların o kanal kenarındaki evlere misafir olmalarını tavsiye etmek hakkım değil mi?
Binlerce insanın yaşadığı ve sorunlarını bile anlatma cesaretine sahip olmayan Mahalle halkının gördüğüm bu küçücük sorunlarını dile getirmek gazeteci olarak hakkım değil mi?
Her gün ölüm ile dans eden geleceğimizin teminatı olan hepimizin yavrularının can güvenliği konusunda bir felaket öncesinde tedbir alınmasını istemek benim ve sizlerin de hakkı değil mi?
Bugün Aksaray halkının çoğunun adını bile bilmediği,
Çoğunun içerisinden geçmesine rağmen sorunlarına bir defa dahi merak edip bakmadığı,
Birçoğunun ise “Burada insanlar nasıl yaşıyor?” diye merak edip birbirine sorduğu, genelde burunların, kulakların ve gözlerin kapatılarak geçilen bir Mahallenin bana göre büyük, sizlere göre küçücük ve önemsiz bir sorununu gündeme getirdim.
DSİ’nin kanal ıslah çalışmalarını övgü ile anlatan, aktaran ve övünen ben bu Mahalleden her geçtiğimde ne yazık ki bu eziyeti bu bölgede yaşayan insanlara reva görenlerin her birinden utanıyorum.
Ne zaman bu Mahalle ve Mahalle halkı için bir tedbir alırsınız? Bunu bilmiyorum ama bu Mahallede insanların huzur, mal ve can güvenliği sorunu giderilmek yerine her geçen yıl çok daha büyük sorun haline gelmeye başlamadı mı?
Kanal kenarından geçerken 3 dakika bile tahammül edemediğiniz lağım kokusunu her gün çekmek zorunda kalan ve o koku ile yaşamak zorunda kalanlar ile sadece sabah ve akşam saatlerinde on binlerce aracın arasında gözlerinizden sakındığınız çocuklarınızın ölümle dansı konusunda küçücük bir empati yapmanız ve şükürden başka bir şey bilmeyen Mahalle halkının sorunlarını gidermeniz dileğiyle.
Orda bir Mahalle var ilerde “Gitmeseniz de, gelmeseniz de”
O Mahallede binlerce hemşerimiz var “Sizler kabul etmeseniz de”
O hemşerilerimizin de sorunları var “Gidermek için bir tek adım atmasanız da”



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!