Reklam
Köşe Yazısı

Yıkmayı Çok Sevdik

Ülke genelinde ülkemizin elit kesimi dışında kalan yüzde 90’a yakın vatandaşın az veya çok etkilendiği ekonomik kriz her geçen gün insanların mali şartlarını daha da fazla zorlarken ilimizde de bir dönüşüm atağı aldı başını gidiyor. Kent merkezinde işyeri olan esnafların Pandemi sonrası başlayan sür

nazmicaliskan Nazmi 21 May 2026, 06:103 dk okuma
Ülke genelinde ülkemizin elit kesimi dışında kalan yüzde 90’a yakın vatandaşın az veya çok etkilendiği ekonomik kriz her geçen gün insanların mali şartlarını daha da fazla zorlarken ilimizde de bir dönüşüm atağı aldı başını gidiyor. Kent merkezinde işyeri olan esnafların Pandemi sonrası başlayan sürece dayanma gücü kalmamışken dönüşüm adı verilerek yıkılan yapıların yerleri bir yıldan fazla bazıları iki yıldan fazladır boş dururken yeni yerlerin yıkımı için çabalar da sabah akşam devam ediyor. Aksaray’da alışverişin merkezi olan ve binlerce insanın geçimini sağladığı yerlerdeki yapılar peş peşe yıkılırken bu yapıların ne zaman yapılacağı konusunda bilgi sahibi olan bir kişi bile yok. En kısa yoldan alınan çürük raporu ile yıkımı yapılan yapıların yerleri boş dururken projeleri ile yapım tarihleri konusunda hak sahipleri bile bilgi sahibi değil. Bu dükkânlarda kimileri ekmek parası kazanırken kimileri de dükkânlardan aldıkları kiraları ile geçimlerini sağlıyorlardı. Yine bu dükkânların yıkılmasıyla ortaya çıkan talep fazlalığı çarşı merkezinde kira enflasyonunu son iki yıl içerisinde büyük oranda artırırken buraların yıkımı için birbirleriyle yarışanların ise keyifleri yerinde. Deprem bölgelerindeki çarşı merkezilerine benzemeye başlayan merkezdeki yapıların yapımı için belediye haricinde bir atılımın görülmemesine rağmen halen Ankara Caddesi başta olmak üzere yine merkezdeki değerli alanları yıkmak için kat maliklerini dolduran müteahhitlerin olduğu bilgisi de gelmeye başladı. Bu güne kadar dönüşüm denilerek yıkılan yerler içerisinde sadece TOKİ’nin yaptığı alan dışında bir yerin olmaması ve temellerin bile aradan geçen zamana rağmen kazılamaması bu dönüşümü insanlar için mağduriyete çevirmiş durumda. Çarşı merkezi dışında değerli olan birkaç alanda devam eden sözde dönüşüm çalışmalarının yapılması gereken ve ortalama bir depremde bile yerle bir olacak olan zemin sıvılaşmasının olduğu Mahallelere değersiz olduğu için bakmayanların amaçlarının dönüşüm olmadığını herkes bilmeli. Aksaray belediyesinin bugün itibari ile ildeki yıkımı yapılan alanların yeniden inşa edilmesi ve ticaret alanı olarak çalışmaya başlayana kadar bir yapının daha yıkımına izin vermemesini talep ediyorum. Benim bu merkezde bir işyerim ve ticari bir faaliyetim yok ama bu merkezdeki değer verdiğimiz kıymetli esnaflarımızı dinlediğimde her birinin dükkânından çıkartılma ve işyerinin yıkılması korkusu ile aylardır huzurlarının olmadığını dinliyor ve görüyorum. Bu kadar plansız ilerleyen bir çalışmanın adına dönüşüm denilerek yapılamayan projelere kılıf bulunmasını da anlayamıyorum. Dönüşüm için faaliyete geçenlere yıktıkları yerler için zaman verilmeli ve bu süre içerisinde başlamadıkları projeler bir şekilde iş yapacak olan insanlara verilmeli. Aksaray belediyesi kendi kuracağı inşaat şirketi ile gerekiyorsa bu şehir merkezindeki rantsal dönüşüm adını verdiğim süreci kendi imkânları ile yönetmeli ve çarşı merkezi bir düzen içerisinde inşa edilmeli. Şimdi bu ilde yıkımı yapan ve halen yıkım yapmak için Ankara Caddesinde mücadele veren insanların yıktıkları yerleri ne zaman yapacakları konusunda bilgi sahibi olan bir kişi varsa çıkıp anlatmalı. Aksi halde enkaz alanına çevrilen çarşı merkezinin ticari dokusu daha fazla zarar görmeden yıkılan yerler yeniden yapılana kadar bu sürece bir “dur” denilebilmeli. Dönüşüm diyerek yıktığınız her yapı onlarca insanın ekmeğini elinden alırken asıl dönüşmesi gereken Fatih Mahallesi toplu konut alanı başta olmak üzere birçok yerdeki insanlar ile beton mezarları içerisinde yaşamaya devam ediyor. Ben ve benim gibi düşünen insanlar artık her facia ve felaketin ardından “Hatalarımızdan ders çıkarttık” gibi saçma sapan bir cümleyi duymak istemiyoruz. O yüzden “Çarşıda bu kadar yeter, sıra kenar mahallelerdeki canlıların konduğu mezarlarda” denilebilmeli. Çürük raporları bahane ediliyorsa Büyük Bölcek Mahallesinin girişinden başlayarak 50 yıllık yapıların kaç tanesine sağlamlık raporu istendiğini, Fatih Mahallesinde deprem yönetmeliğinden sonra yapılmış yapıların bile zemin durumuna göre temellerinin atılıp atılmadığını, Yine Taşpazar Mahallesi başta olmak üzere Aksaray’ın eski Mahallelerindeki eski yapıların kaçının depreme veya afetlere dayanıklı olduğunu bu şehirde araştırıp çalışma yapan bir kişi veya kurum oldu mu? Merkezde yıkmak için savaş yapanlar ve onlara yol verenler; Derdiniz gerçekten dönüşüm ise daha öncelikli yerler ilk felakette yıkılmayı ve enkazlar başında birilerinin hatalarından ders çıkarttığını açıklamasını bekliyor. Yok, eğer dönüşüm sadece bahane ise bunda da etkili ve halktan yetkili kurumlar “Bu kadar yıkım yeter, artık yapım zamanı. Yıktıklarınızı yapın!” demeli…

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam