Reklam
Reklam
Ekonomi

Üreten de, Tüketen de Şikâyetçi

Son yıllarda tarım ve hayvancılık ülkesinde tarım ürünleri ile hayvansal gıdalara ulaşım zorlaşıyor.

Elif 26 Ekim 2026, 05:522 dk okuma
Üreten de, Tüketen de Şikâyetçi

Üretimi yapan çiftçiler ile son alımı yapan tüketicilerin fiyat isyanı gözleri aracılara çevirirken tarlada 5 lira olan ürünlerin tezgâhlarda 50 liraya satılması denetim mekanizmasının dikkatini çekmiyor.

Tarım ve hayvancılık ülkesi olan ve iklimsel avantajı ile tüm bölgelerinde çeşitli tarım ürünleri üretilen Türkiye’de son yıllarda üretimi yapan çiftçiler ile bu ürünlere ulaşmakta sıkıntı yaşayan vatandaşların sıkıntıları artmaya başladı.

Tarlalarda kalan ve alıcı bulamayan tarımsal ürünlere ulaşamayan vatandaşlar ile “Üreterek batıyoruz” diyen süt üreticilerinin isyanına rağmen süt ürünlerine her geçen gün daha da uzaklaşan vatandaşların fiyatlar konusundaki şikâyetleri artarken üreticilerin de fiyat isyanları gözleri aracılara çeviriyor.

Özellikle tarlada 2-3 liraya satılamadığı iddia edilen tarımsal ürünleri Pazar yerlerinde 10-15 kat fiyatlara alamayan vatandaşlar alım-satım arasındaki fırsatçılığa dikkat çekerek yaptıkları açıklamada; “Son dönemde ekonomik kriz ile fırsatçılık yüzünden tarlalardan ve çiftliklerden çıkan tarım ürünleri sofralara gelene kadar 1-15 kat fiyat artışı oluyor.

Daha geçen hafta içerisinde Hatay’daki mandalina üreticileri ağaçlarda kalan mandalinaları 3 liraya bile alan olmadığını söylüyorlardı. Ancak Pazar tezgâhları ile marketlerdeki reyonlara geldiğimizde bu mandalinaların en az 10 katı fiyata satıldığını görüyoruz. Değişik bahaneler ile her üründe fiyatlar sürekli artırılıyor.

Süt üretim merkezi olan ve geçmişte her sokakta insanların kendilerinin sattıkları üste ulaşamaz duruma geldik. Eskiden Pazar yerlerinde köylerden getirilen yoğurt, peynir ve yağ gibi süt ürünlerine de ulaşamıyoruz. Sağlık köyünün çökelek peynirini hiçbir yerde bulamıyoruz. Mutlaka birileri bu işi tekele bindirmiş ve fiyatı da kat ve kat artırılmış şekilde satılıyor.

Tarım memleketinden geçmişte en az 5 kilo alınabilen elma bile evlere lüks oldu. Birçok kişi artık meyveyi kapılarından içeri bile sokmuyor. Hasandağı bölgesinden getirilip merkezde satılan üzümler artık gelmiyor. Kurtuluş ve Laleli tarafından gelen sebzeler olması gerekenden daha pahalı satılmaya çalışılıyor.

Herkesin zam yapmak ve fiyat artırmak için türlü bahanesi var. Üreten zarar ettiğini söylerken bizler de bu üretilen malları en az 10 katına alıyoruz. Bu süreçte kazananların kimler olduğu daha doğrusu üretici ile tüketiciyi bu duruma düşürenlerin kimler olduğu hiç kimse tarafından merak edilip araştırılmıyor.

Bir kilo domates kaç el değiştirdikten sonra Pazar tezgâhına iniyor?

Bir kilo süt ne tür işlemlerden geçip yağının ne kadarı alınıp kaç aracıya verildikten sonra market rafına iniyor?

Yine çocuklara alıp yediremediğimiz meyveler kimlerin tezgâhında ne işlemlerden geçtikten sonra gramlar ile satılmaya çalışılıyor?

Bu soruların cevabını araştırması gerekenler yerinde dururken ürettikleri ürünleri kendileri satmak yerine aracıya vermeyi tercih eden üretenler ile son alıcı olan bizler soyulmaya devam ediyoruz.

Bu ilde domates üreticisi haftalarca tarlasında 5 liraya domates satarken Pazar yerlerinde domatesin kilosu kaç liradan satıldı?

Bu soruların cevabı bulunmadığı, sorumlular gerekli yaptırımlar ile karşı karşıya kalmadığı sürece bu ülkedeki tarım ürünlerine ülke dışındakiler bizlerden çok daha kolay ulaşacak ve üreticilerimiz de bildik şekilde “Ürün para etmiyor” türküsüne devam edecektir” dediler. (Haber: Elif BUDAK ÇALIŞKAN)

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam
Reklam