Reklam
Köşe Yazısı

Trafik Sorununun Ana Kaynağı?

Artan araç sayısına rağmen il genelinde trafikte dolaşan araçları kullanan sürücülerin isyan noktasına geldiği trafik sorunumuz diğer sorunlarımız gibi ülkede eşi benzeri görülmemiş bir düzeye doğru ilerliyor. Özellikle şehrin en işlen noktalarında akmayan trafik, kavşaklarda yaşanan yığılm

nazmicaliskan Nazmi 13 April 2026, 06:193 dk okuma

Artan araç sayısına rağmen il genelinde trafikte dolaşan araçları kullanan sürücülerin isyan noktasına geldiği trafik sorunumuz diğer sorunlarımız gibi ülkede eşi benzeri görülmemiş bir düzeye doğru ilerliyor.

Özellikle şehrin en işlen noktalarında akmayan trafik, kavşaklarda yaşanan yığılmalar ve şehirdeki gördükleri her sarı çizgiyi geçiş önceliği olarak gören yayalar.

Buna ek olarak yayaların yürümesi için yapılan kaldırımları babalarının malı olarak gören bazı esnaflar ile canlarının her istediği noktadan geçme veya durma hakkını kendinde bulan kebapçı kuryeleri.

Bununla beraber sıkıntılı olan noktalarda alınmayan tedbirler ile bu noktalardaki trafiği felç etme hakkını kendilerinde gören sorumsuz sürücülere göz yuman kolluk kuvvetleri.

Kısa ve özetle şehir trafiğinin bu halde olmasının sorumlusu bu şehirde yaşayan her bir birey değil mi?

İl genelinde her zaman başkalarını suçlayan ancak her trafik ışığında eline cep telefonunu alarak sosyal medya durumlarını kontrol edenler, trafikte seyir halindeyken elinde cep telefonu ile sohbet eden veya mesaj yollamaya çalışırken ardından gelen araçların hızlarını kesmesine rağmen kendisinden başka bir Allah’ın kulunu umursamayan sürücüler değil mi?

Işıklı veya ışıksız yaya geçitlerinde karşıdan karşıya geçerken araç sürücülerinin gözlerinin içerisine bakarken adımlarını küçülten veya o yaya geçidinden geçmek için koşup yola indikten sonra hareket etmekte nazlanana yayalar değil mi?

Yine ışıklı kavşaklarda sağa durup sola, sola durup sağa sinyal yakanlar değil mi?

Denetimlere rağmen çarşı merkezinde yasak olmasına rağmen tüm ana ve ara caddeler park eden sürücüler ile bu sürücülere göz yumanlar değil mi?

Yine iki teker üzerinde “Ekmeğimizin derdindeyiz” bahaneleri ile şehir merkezi veya şehirlerarası kara yollarında tüm trafik kurallarını yok sayma hakkını kendinde bulan kuryeler değil mi?

Yine trafikte kendisinden başka hiç ama hiç kimsenin hakkının bulunmadığına inanan otomobil sürücüleri değil mi?

Kısa ve özetle bu trafiğin bu halde olmasının sebebi aracı olsun veya olmasın bu şehirde yaşayanlar değil mi?

Kafeler Caddesi olarak bilinen Ebulfez Elçibey Caddesi üzerinde konvoy yapmak için her iki yönlü saatte 10 kilometre hızla ilerleyerek trafiğin içine eden sürücüler olduğu sürece o Caddeye 5 şeritli yol yapılsa neyi çözer.

Bu sorun bu şehirdekilerce bilinmesine ve şehirdeki trafiğin felç olmasına neden olan bu noktanın sabit şekilde denetlenmesi ve trafik akışını önleyenlerin en ağır şekilde cezalandırılması için hiçbir dönemde adım atma cesareti olmayanlar bu rezilliğin en büyük pay sahibi değil mi?

Yine şehir içerisinde istedikleri her yere park etme hakkını kendilerinde görenlerin “Otopark mı var?” bahanelerini yıllardır gidermek için merkezde yeterli otopark hamlesini yapamayanlar değil mi?

Yasak olmasına rağmen yol üzerindeki sandalye, masa, tabela gibi araç parkını önleyecek malzemelere göz yummaktan vazgeçilmediği sürece,

Kafeler Caddesi başta olmak üzere diğer sorunlu 2-3 Caddede de denetimler yapılmadığı sürece,

Ücretsiz otopark hizmeti ile sadece çarşı merkezinde amir, memur kesimine park alanı olan yol üstü park alanlarını tahsisten vazgeçilmediği sürece,

Yaya geçitlerinde trafiği aksatan ve gördükleri her yerde yola atlayan yayalara da yaptırım uygulanmadığı sürece,

Trafik ışıklarında sadece kendisi geçmek için hareket etmeyen ve diğer sürücüleri lambada hapseden sürücülere gerekli cezai işlemler yapılmadığı sürece,

Sinyallerin bu araçlara düğünler ve hatalı parklar için yapılmadığını, dönüşler için kullanılması gerektiği öğretilmediği sürece,

Motosiklet sürücülerinin hiç ama hiçbir şekilde diğer araçlara göre bir geçiş üstünlüğünün olmadığı net bir şekilde anlatılmadığı sürece,

Bir de kavşaklara tepe lambaları yakılı şekilde bırakılan polis araçlarının başlarında polisler olmadığı sürece bu şehirde kendimizden başka herkese kulp takar ve Afrika ülkelerinin trafik kültürü ile ahkâm kesmeye devam ederiz.

Elbette bu şehirde trafikle ilgili değişik eksikler ve sorunlar var ama bu şehirde ana sorun ne yazık ki bu trafik düzenin içerisindeki her bir birey ile bu düzeni sağlaması gerekirken düzeni görmezden gelen denetim ekipleri.

Ne diyelim; “Burası Aksaray ne katsan gider” diyen bizler ile bizleri yönetmek yerine idare ederek emeklilik için gün dolduranlar olduğu sürece daha farklı bir kültür oluşması da beklenemez zaten…

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam