Soyun Beyler, Sizde Soyun
Ekonomik krizin etkisinde iki yakası bir araya gelmeyen alt ve orta gelir gurubundaki vatandaşlar “Soğan ekmek yeriz” edebiyatı peşindeyken bu sınıfın bir üst sınıfındaki Türkiye’nin beyaz yakalı evlatlarının ise keyifleri tıkırında. Ülkedeki hiçbir kriz ve olaydan etkilenmeyen ve her krizi
Ekonomik krizin etkisinde iki yakası bir araya gelmeyen alt ve orta gelir gurubundaki vatandaşlar “Soğan ekmek yeriz” edebiyatı peşindeyken bu sınıfın bir üst sınıfındaki Türkiye’nin beyaz yakalı evlatlarının ise keyifleri tıkırında.
Ülkedeki hiçbir kriz ve olaydan etkilenmeyen ve her krizi fırsata çevirenler elbette bizim konumuz olamaz.
Gelelim asıl konumuza kış döneminde çocuklarına bir kilo elma alırken bile kırk hesap yapan ahalimiz yazın bolluk ve bereketi hayali ile her gün yeni bir sabaha uyandı.
Nihayetinde bolluğun ve bereketin en üst seviyeye çıktığı yaz ayının gelmesi ile koca bir kış dönemini soğan, patates ve bulgur gibi en ucuz gıda maddeleri ile geçiren ahalimizin yaz hayalleri de kabusa döndü.
Kara kışın ortasında o sobaya sürdüğü patatese, pilavın yanında sofraya kestiği soğan bile yaz ayı ile ulaşılamaz oldu.
Yani bolluk ve bereket bekleyen ahalinin yerine, bu patates ile soğanı üreten ile stokunu yaparak bu piyasayı yükseltenlerin hayalleri gerçek oldu.
İthale karşı bir vatandaş olarak bugün şartlarında bir kilo patatesi Aksaray’da 40, soğanı 50 liraya almak zorunda bırakılan halk için artık hiç beklenmeden nereden bulunup alınacaksa ithalatın başlatılması gerekiyor.
-Kimin elinde ne kadar ürünü kalırsa kalsın.
-Hangi depodan çürük kokuları yayılacaksa yayılsın.
-Hangi kan emici sülük bu süreçte batacaksa batsın.
-Birileri masaya yumruğunu vurup “Artık yeter” diyebilecek kadar sorumluluk almalı.
-Birileri “En azından açlık sınırının bile altında yaşayan bu ahali soğan ile patatesi de alabilmeli” demeli.
-Birileri tarımın merkezinde soğanı bile bu millete çok görenlere en ağır tokadı vurmalı.
Bu ülkede ne oldu da millet fakir sofralarının en çok tüketilen gıdası olan soğan ve patatese bile muhtaç kaldı?
Belki de son 40 yılın en bereketli baharının yaşandığı dönemde bile halk sebze ve meyveye ulaşamaz olmuşsa kimse de çıkıp “Biz tarımda dünyada şu başarıları elde ediyoruz” demesin.
Çok değil daha 3-4 ay önce kışın millete elmayı çok gören stokçular adına milletvekilleri çağrıda bulunup “Binlerce ton elma çürüyor, devletimiz bir çare bulsun” diyordu.
Polatlı’da soğan, Adana ve diğer şehirlerde de patates isyanları vardı.
“Elimizde binlerce ton ürün kaldı, depolarda çürüyor” ağıtları yapılıyordu.
Bu ağıtları dinlemek yerine bundan böyle bulunacaksa, nereden bulunacaksa ve nereden alınacaksa stok ürünleri hiç zaman kaybetmeden alınmalı ve “Fırsat bu fırsat bu kez de bu milleti biz soyalım” diyenlerin ürünleri de depolarında bir ömür kendileri ile baş başa bırakılmalı.
-Bana bir Allah’ın yarattığı kul bu ülkede soğan ve patatesin bu fiyatları görmesinin sebebini açıklayabilir mi?
-Bana bir kişi bu millet bu kadar soyulurken göz yuman dünya da başka bir devlet görevlisi olduğunu anlatabilir mi?
-Bana bir kişi bugünden sonra bu ülkenin tarım ve hayvancılık ülkesi olduğundan bahsedebilir mi?
-Bana bir kişi bile “Bu ülkede fakir fukaranın da yaşama hakkı var. Sen abartıyorsun” diyebilir mi?
Gerçekten merak ediyorum; Bu ülkede ne oldu da pazarda bir kilo soğan 50, bir kilo patates 40 liraya satılmaya başlandı?
Yazımın başında da dediğim gibi Soyun Beyler, sizde soyun.
Nasıl olsa soğanın acısı satanların değil, mutfağına götürüp aşına katık etmeye çalışanların gözünü yaşartıyor…



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!