Sevdamızın Rengi Turuncu
Son günlerde dillendirilmese de seçim beklentisi olanlar sessiz şekilde köşelerinde seçim tahminlerini yaparken Ankara ve daha başka illerde yaşayan, Aksaray’a bayramlar da bile zor adım atan ama kalplerinde hep bir Şehri Süleha sevdası olanlar da turuncu koltuklar için sevdalarını pekiştirme derdin
Son günlerde dillendirilmese de seçim beklentisi olanlar sessiz şekilde köşelerinde seçim tahminlerini yaparken Ankara ve daha başka illerde yaşayan, Aksaray’a bayramlar da bile zor adım atan ama kalplerinde hep bir Şehri Süleha sevdası olanlar da turuncu koltuklar için sevdalarını pekiştirme derdine düştüler bile.
Kendi kafalarında mevcut vekillerin haklarını tamamladıklarını düşünenler ile “Aksaray’dan ve halkından benim bir alacağım daha var” diyenlerin her biri memleket sevdasına düştü.
Ankara’da dirsek temaslarını sürdürürken selam vermedikleri insanların kapılarında şirin fotoğraflar ile sanalizasyonda görücüye çıkmaya başladılar.
“Bu şehir için bu güne kadar ne yaptın?” sorusuna aldırış etmeden, duymazdan gelerek, utanmadan, sıkılmadan Aksaray’ın 4 vekaletinden birisine talip olduklarını kulaklara fısıldamaya başladılar bile.
Şehrin bir sokağına bırakıp, elinden telefonunu alsak vereceğimiz konuma bile ulaşamayacak olanlar,
Şehirdeki 48 Mahallenin 24’ünü bile sayamayacak olanlar,
Şehrin sorunları konusunda bırakın çözüm önerilerini, halkın beklentilerinden haberdar bile olmayan kibir abidelerinin hepsi de sıralarının kendilerinde olduğunu belirterek genel merkezlerin kapılarında Aksaray sevdası ile yanıp tutuştuklarını haykırmaya başladılar bile.
Fısıltı gazeteleri adı verilen çığırtkanları ile kulaklara fısıldatılan isimleri ile kamuoyu oluşturmak için yanıp tutuşanları tanımayan halkın bir önemi olmadığını düşünenler Aksaray’dan bir dönem de olsa alacakları olduğu iddiası ile sokağa indiler bile.
Kimine göre zamanında, kimilerine göre ise bastırılmış bir şekilde yapılacak ilk seçimlerde listede adlarını görmekten başka bir amaçları olmayan, Aksaray şehrinden ve halkından nefret ettiklerini düşündüğüm bu vatan sevdalılarına neden bir kişi bile “Bu güne kadar bu şehir için ne yaptın” sorusunu sormaz ki?
Neden hiç kimse “Sen kimsin, Aksaraylı mısın?” sorusunu sormaz ki?
Neden bu insanlar sadece seçim zamanları ortaya çıkar ve listeler açıklandığı günden sonra ortadan kaybolurlar ki?
Nasıl olur da bu insanlar şehirlerini ve insanlarını sevmezken seçim zamanı ortaya çıkıp dolaşma cesaretini bulurlar ki?
Nasıl olur da bu partilerin genel merkezleri bu ilde yaşayan, teşkilatları ile partilerine, inandıkları değerlerine amade olan insanlara hak ettikleri değerleri vermek yerine seçimden seçime ortaya çıkanların isimlerini değerlendirirler ki?
Ben bunu anlayana kadar elbette toprak olacağım ve benden sonrakiler de bu süreci anlayamayacaklar ama artık öğrendiğim bir şey varsa o da Aksaray halkı ile değil genel merkezlerle iyi geçinmenin turuncu koltuklar için şart olduğu.
İşte bu nedenle diyorum ki bizim il ve bizim ölçeğimizde siyaset yapılan illerde ne yazık ki kapasite ve donanımın yerine temaslarınızın güçlü ve sıranın size gelmesi şart.
Ne gerek var, bu ili bilenlere?
Ne gerek var, insanların sıkıntılarını bilenlere?
Ne gerek var, sorun ve ihtiyaçları tespit edip çalışanlara?
Yani ne gerek var halkın derdini kendine dert edinenlere?
Ortak bisikleti olan çocuklar gibi “Sen çok bindin, sıra bende” der gibi sokağa inenlere baktığımda “Bu şehrin kaderi kesinlikle tesadüf değil” diyorum.
Sizler ile bizler burada otururken birileri bir yerlerde mevcutların üzerlerini çizmişler ve yeni listeye kimlerin girmesi gerektiği kavgasına başlamışlar bile.
Yani kimsenin sizleri veya bizleri taktığı yok. Bu şirinliğin, memleket sevdasının rengi o yüzden turuncu…



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!