Nereye Kayboldunuz?
Her yıl tekrarlandığı gibi sayımızın yüzlerle ifade edildiği bir haftayı geride bıraktık. Bu hafta ülke genelindeki tüm illerdeki gazeteciler Aksaray’ı hayranlıkla izleyerek “helal olsun adamlara, ne kadar aydın ve meslek erbabı varmış” dediler. Hafta ortasından başlayan gün dolayı
Her yıl tekrarlandığı gibi sayımızın yüzlerle ifade edildiği bir haftayı geride bıraktık.
Bu hafta ülke genelindeki tüm illerdeki gazeteciler Aksaray’ı hayranlıkla izleyerek “helal olsun adamlara, ne kadar aydın ve meslek erbabı varmış” dediler.
Hafta ortasından başlayan gün dolayısıyla ilde düzenlenen tüm programlarda neredeyse yer bulunmuyor bazı yerlerde ise ek masa ve sandalye ile 10 Ocak gazetecileri ağırlanmaya çalışılıyordu.
Adlarına duayen denilen ancak tamamına yakını gazetecilik mesleğinden emekli olmayanlar yine baş köşelerde “Bize mikrofon” diye beklerken konu komşusunu toplayıp programlara gelenler de nasıl kaliteli gazeteci olduklarını ev sahiplerine anlatmaya yani kendilerini tanıtmaya gayret ediyorlardı.
Bir gazetecinin yaptığı iş ve yazdıkları ile tanınabileceğini bile idrak etmeyenler bu hafta da karabatak gibi 11 Ocak günü aramızdan sessizce ayrıldılar.
Ne katıldıkları programlarda anlatılanlar ne de şehrimizle ilgili kalem oynatmadan 1 yıllığına ölü taklidi yapmaya başladılar.
Olmayan kalemlerini 2-3 günde ev sahiplerine satmaya gayret edenler gittikten sonra sayımız da özüne dönse de birileri katıldıkları programların haberlerini bile yine o kurum ve kuruluşların basın bürolarından bekleyip onları gazetelerine ve internet sayfalarına koydular.
Gerçekten salonlara sığdırılamayan gazeteciler nerede?
Yazılan haberler ve makaleler nerede?
Mikrofonlarla kasıla, kasıla sorulan sorulara verilen cevaplar nerede?
Nerede o idealist 10 Ocak gazetecileri?
***
Gelelim basın ve ifade özgürlüğümüze;
Her zaman ve her yerde söylediğim gibi “Sınırsız özgürlük, başkalarının özgürlüğünü kısıtlar”
İşte bu nedenle insanların özel hayatları, bel altları, ve yaşam tarzları benim habercilik ve ilgi alanıma girmiyor.
Bu nedenle de ildeki olan ve ilginç bir şekilde reytinge neden olan bu türden haberler beni ilgilendirmiyor.
Bir insanın onuru, şerefi, haysiyeti ve saygınlığı yaptığı küçücük bir hata veya iftira ile bizler tarafından “Özgür basın” şemsiyesi altında yok edilmemeli.
Şehrimizin bozulan imajı bu türden olumsuzluklarla daha da dibe çekilmemeli.
İlde kendilerini herkesten farklı tutan ve bir yerlerde ağırlanma gereği duyan insanların bu şehre yaptıkları kötülüklerden her zaman olduğu gibi Aksaray halkı zarar görecektir ve zarar gören rezil edilmeye çalışılan insanlar kadar Aksaray’daki evlatlarımızın olacaktır.
“Özgür basın” çağrısı ile “Gazetecilik yapmayalım mı? Bu bizim işimiz” diyenler;
Bu güne kadar gelmeyen demiryolu,
Tarımsal sulama sorunları,
Yok edilen meralar ve hayvancılık,
Yapılamayan yollar,
Emeklilerin, sorunları,
Hayat pahalılığı,
Hastanede tedavi olamayan insanlar,
Siftahsız kepenk kapatan esnaflar ve daha pek çok konu bir gazetecinin haber konusu iken neden bu konular gazetelerinizde ve internet sitelerinizde bir defa dahi yer bulmazken ısrarla Aksaray’ı suç şehri gibi gösteren konularda ısrar ediyorsunuz.
İl idarecilerine de tavsiyem; Bu tür haberler konusunda bazı arkadaşlarımızın kapalı kapılar ardından hamsi sofralarında markalı hediyeler ile davet edilmesi gerekiyor.
Yani ildeki diğer gazetecilerden kendilerini farklı gösterip pazarlayan ve “s…r edin yereli” diyenlerin yerellere göre ayrıcalık yani başka mali beklentiler içerisinde olduklarını anlayın artık.
Yerelin derdi sizinkiyle aynıyken onların derdi yine farklı.
Ne diyeyim artık bu insanlara az biraz ayrıcalık tanıyan ve yerelden farklı şartlar sağlayan Aksaraylı bir idareci, Aksaray’daki bir bürokrata cevabımız artık yerelden çok ağır şekilde gelecek.
Yakın zamanda uğurladığınız bir idarecimizi değişik vaatler ile kandıran mikrofon sahipleri sizlere de en çok onun kadar sahip çıkar.
Varın gerisini siz anlayın artık…



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!