Ne Oran Kaldı, Ne de Orantı…
Bu yukarıda okuduğunuz cümle 2012 yılında çevrilmiş bir komedi dizisinde geçen absürt ve abes bir sahne de geçen bir cümle. O sahneyi izleyip, bu cümleyi duyduğumuzda o gün şartlarında gülmüştük belki ama ne yazık ki bu cümle hepimizi ağlatmaya başladı. Dünya genelindeki ekonomik şartlar, Savaşlar n
Bu yukarıda okuduğunuz cümle 2012 yılında çevrilmiş bir komedi dizisinde geçen absürt ve abes bir sahne de geçen bir cümle.
O sahneyi izleyip, bu cümleyi duyduğumuzda o gün şartlarında gülmüştük belki ama ne yazık ki bu cümle hepimizi ağlatmaya başladı.
Dünya genelindeki ekonomik şartlar,
Savaşlar nedeniyle yükselen enerji fiyatları,
Brent petrol denilen uluslararası piyasayı belirleyen savaşlar ile barışların mimarı olan emperyalistler,
Ülkemiz içerisindeki kan emici fırsatçılar,
Ne zaman ve hangi sınırda sona ereceğini artık tahmin bile edemediğimiz ekonomik kriz.
İşte bu ve benzeri olaylar nedeniyle ülkede artık yapılan zamlar konusunda ne oran kaldı, ne de orantı.
Yırtılan hep vatandaşın yakası olduğundan ve vatandaşta “Daha beteri olacak” düşüncesini kabullendiğinden artık kimsenin sırtından kırbaç izi eksik olmamaya başladı.
Sağ olsunlar bizim ülkemizde artık seneler önce gördüğümüz matematik derslerinin yalan olduğu ve ülkemizde ülkemizden başka 194 ülkenin matematiği ile ülkemizin matematiğinin bir olmadığını bizlere öğretmeye başladılar.
Çok yakın zaman diliminde artık çarpım tablolarının değiştirilmesini,
Bölme işlemlerinin yanlışta olsa değişik şekillerde yapılabilmesini,
Toplama işlemlerindeki işlem şeklinin mevsim ve hava şartlarına göre değişmesini,
Çıkartma işlemlerinde ise “insanların ruh haline göre” şeklinde bir kural konulacağı günleri beklemeye başladım.
Matematik formüllerindeki (x) ve (y) harflerinin bile kaldırılarak yerine değişik hayvan figürlerinin konması bile artık beni şaşırtmayacak.
Daha 1 gün önce vatandaşlara “Müjde, değerli halkımız için ÖTV’yi kaldırmadık ama erteledik” denilirken 15-16 saat süren akaryakıt indirimi de felaket bekleyen ve artık felaketlere tepki bile vermeyen halkımızın yüzünü güldürmeden yeniden bindirim oldu.
Yani uluslararası petrol fiyatlarındaki dalgalanma bahanesi ile arabası olan veya olmayan hereksin canını yakacak olan motorin fiyatlarına yapılan ÖTV indirimi kuruş farkları ile yeniden pompa fiyatlarına yüklendi.
Okullarda öğretilen oran ve orantı derslerini görmeyen öğrenci var mıdır? Bunu bilmem ama bizim ülkemizde artık oran ve orantı adı verilen matematik konusunun kesinlikle müfredattan çıkartılıp öğrencilerin boşa zaman kaybetmesinin önlenmesini tavsiye ediyorum.
Maruf model denilen sistemde artık matematiğin birçok konusunun eğitim programları dışında bırakılması ve öğrencilerimizin daha gereksiz bilgiler ile donatılması şart olmadı mı?
Sebebine gelirsek;
Savaş dedikleri İran-ABD tiyatrosu başlamadan 1 gün önce yani 20-27 Şubat tarihleri arasında 70-73 dolar arasında dolaşırken ülkemizde motorin ÖTV’li ve indirimsiz şekilde en üst sınırdan 61 lira 69 kuruşa satılmaktaydı.
Aradan geçen 6 ay içerisinde dalgalanmalar, vergi indirimleri ve bindirimleri ile en yüksek seviyeye Nisan ayı ortalarında ulaştı ve varil fiyatı 119 doları aştı. (Varil fiyatının 119 doları aştığında bizim ülkemizde motorin satış fiyatı en üst seviye olarak 76 lira seviyesine çıkmıştı)
Sonrasında tiyatronun senaryosu gereği barış-savaş, savaş-barış rolleri ile dalgalanmaya başlayan petrol varil fiyatları nihayetinde bugünlerde 86-89 dolar seviyelerinde gezerken motorin fiyatları da 83 liraya kadar yükseldi.
Artışlar devam edecekken Allah razı olsun motorinden alınan ÖTV oranı Ağustos ayında sıfırlanırken Eylül’de 3, Ekim’de 6, Kasım’da 9 ve Aralık’ta 12 lira olarak açıklandı. Yani Ağustos ayının tamamında olmasa da ahalimiz yarısında 0 ÖTV ile yakıt alabilecekken bir gece bile geçmeden zamlanmayan uluslararası petrol fiyatları bahanesi ile motorin fiyatları yeniden 81 liraya çıkartıldı. Buna ÖTV’de eklenmeye başlanınca nerelere gideceğini düşünmeyen ahalimiz halen; Daha 100 lira olacakmış, Almanya’da bilmem kaç euroymuş, gibi söylemlerle kendilerini tatmin ederken oturdukları yerlerden malını naklettiği için bunu fiyatlarına yansıtmak zorunda olan yani matematiğin gereğini yapmak zorunda olan esnaf ve pazarcının fırsatçı olduğunu, tarlalarında tonlarca akaryakıt kullanarak üretim yapmak zorunda olan kıymetli çiftçilerimizi de nankörlükle suçluyor.
Bu yukarıda yazdığımız değerleri araştırıp bizlere yanlış öğretilen oran ve orantı hesaplarını maruf model ile eğitim gören çocuklarınıza veya torunlarınıza da hesaplatarak ne demeye çalıştığımı görebilirsiniz.
Yazının başlığında dediğim gibi artık bizde ne oran kaldı, ne de orantı. Bizim hesaplara matematik bilimi bile çaresiz kalırken matematik bilimini senelerdir kullanan bilim insanları da mezarlarında ters döndüler.



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!