Reklam
Köşe Yazısı

Mesai Saatleri?

Mesai saatleri; Kamu kurum ve kuruluşları ile kurumsallaşmış özel şirketler dışında çalışanların çok fazla bilmediği, çalışanların gün içerisindeki çalışma saatlerini düzenlediği düşünülen zaman dilimi. Ne yazık ki bizim ülkemizde bu zaman diliminden faydalanan insan sayısı toplam çalışanların yarıs

nazmicaliskan Nazmi 12 September 2026, 09:513 dk okuma

Mesai saatleri; Kamu kurum ve kuruluşları ile kurumsallaşmış özel şirketler dışında çalışanların çok fazla bilmediği, çalışanların gün içerisindeki çalışma saatlerini düzenlediği düşünülen zaman dilimi.

Ne yazık ki bizim ülkemizde bu zaman diliminden faydalanan insan sayısı toplam çalışanların yarısını bile bulmazken bu şartlara tabi kurumlarda çalışanların ise pek çoğu ellerindeki bu şansın ve imkânın kıymetinden bile habersiz.

Özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında işe gelişler ve işe başlama saatlerinde bu zaman dilimi usul bakımından uygulansa da halka verilmesi gereken hizmete başlama saatlerinde bu zaman dilimine çok fazla uyulmuyor.

Örneğin bazı kamu kurumlarında mesai saatleri konusunda çok sıkı bir disiplin uygulaması varken bazılarında da bir o kadar boşluk var.

Nasıl mı?

Örnek verecek olursak, saat 08:00’da iş başında olması gereken çalışanlar kurumlara giriş yapsalar da işlerinin başına geçmeleri hayli zaman alıyor.

Mesai arkadaşları ile yapacakları simit, poğaça keyfi, ardından çay ve sigara keyifleri de yerine getirildikten sonra sıra halka geliyor.

08:00’da hizmet alması gerekenler çoğu zaman uzun bir süre beklemek zorunda bırakılıyor ve haklarını aradıkları zamanda ufak bir fırça ile ayar edilip hizaya sokuluveriyorlar.

Yine aynı çalışanların gün içerisindeki molaları, molalardan sonra tekrar görev yerlerine dönüşleri de aynı şekillerde devam ediyor.

Öğle arasına gelindiğinde ise yemek, çay sigara, sohbet, dedikodu gibi öncelikler nedeniyle yine mesailer geç başlarken mesai saati zamanlamasında aynı çalışanların işten çıkış saatlerinde ise saniye bile şaşmıyor.

Yani şanslı azınlığımız iş yapmaya gelirken kaplumbağa hızı ile hareket ederken mesai sonunda tavşan çevikliği ile kurumlardan ayrılıveriyorlar.

Elbette bu durumu kontrol eden şef veya müdür yoksa fazladan duramadıkları kurumlardan Pazar alışverişi bahaneleri ile erkenden de ayrılıyorlar.

İşte böyle bir düzende çileyi çeken halkın ağzından çıkan her sözde, benim gibi gazetecilerin yazdıkları her yazıda isyan başlıyor.

Yani deyim yerindeyse kimseye bir şey denmiyor. Bir konuşmaya başlıyorlar bizler dediğimizden de, yazdığımızdan da utanmak durumunda kalıyoruz.

Ne kadar fedakarca çalıştıklarını,

Nelere göğüs gerdiklerini,

Evlerinin sıkıntılarını,

Çocuklarının dertlerini,

Vatandaşların şükürsüz ve sabırsız oluşunu,

Ekonomik olarak aldıkları maaşların verdikleri hizmete bile yetmediğini dinliyor, hayıflanıyor ve neredeyse “Sizler haklısınız bu işe hiç gelmemeniz gerekir” diyerek özür bile diliyoruz.

Bu ülkede hayalleri bir kamu kurumunda memur olmak olan milyonlarca asgari ücretliyi unutuyoruz,

Bu ülkede kamu çalışanlarının haftanın 5 günü 8 saatlik çalışma sürelerinin haftanın her günü 12 saatten fazla çalışanların hayallerini unutuyoruz,

Tarlalarda türlü böcek, haşere, yılan ve çıyan içerisinde çoluk çocuğu ile günlerce çalışan ve “Şükür Elhamdülillah” diyebilen çiftçileri unutuyoruz,

Büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiren gece gündüz demeden ağıl ve mandıra bekleyen düğünleri ve bayramları bile sıkıntılı olan hayvan yetiştiricilerini unutuyoruz,

Her gün yüzlerce kilometre yol yapan çoğu yatağında ölemeyen uzun yol şoförlerini unutuyoruz,

Kısacası ekmek derdinde zaman diliminin, mesai kavramının ne anlama geldiğini bilmeden çok daha zor ve ağır şartlarda emek vererek kamu kurumundaki çalışanların yaklaşık olarak 3’te 1’i kadar ücretlerle geçinenlerin ne kadar nankör olduğunu anlıyoruz.

İşte bu yüzden lütfen değerli hemşerilerim hiç biriniz işinin başına zamanında geçmeyen haftada 40 saat ile Türkiye’nin en fazla çalışan insanlarını anlamaya çalışın ve onlara haksızlık etmeyin.

Unutmayın onlar kamu kapılarında sadece hafta sonları, yaz tatillerinde izin kullanabilirken gün içerisinde de tam tamına 8 saati ölmüşlerinin hayrına sizlere ve bizlere ayırıyorlar.

Bu kadar lütuf gösteren kamu çalışanlarımızın mesai saatlerinde işlerinin başlarından olup olmadığından şikâyetçi olmayın ve 10 dakikada yapılacak olan işiniz 2-3 saatte yapılsa da sessizce bekleyin ve bu özverili insanların hayır duasını alın.

Bilin ki onlar çok zor şartlarda ve yetmeyen maaşları ile hepimizden daha özverili çalıştıklarını düşünüyorlar…

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam