Medar-ı İftiharımız…
Benim artık yazmaya utandığım ama sorun çıkartanların utanma ve sıkılma duygularını aldırdıkları bir kurumumuz yine bugünkü köşenin konusu durumunda. Aksaray’ın medar-ı iftiharı olan, insanlara yaptığı hizmetleri, ili ve hastaneyi yönetenlerce saymakla bitmeyen, şikâyetçi olanların nankörlükle suçla
Benim artık yazmaya utandığım ama sorun çıkartanların utanma ve sıkılma duygularını aldırdıkları bir kurumumuz yine bugünkü köşenin konusu durumunda.
Aksaray’ın medar-ı iftiharı olan, insanlara yaptığı hizmetleri, ili ve hastaneyi yönetenlerce saymakla bitmeyen, şikâyetçi olanların nankörlükle suçlandığı Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden bahsediyorum.
Her toplantıda, her söyleşide veya her soruda Aksaray’da herkesin memnun olduğu tek kurum olmakla övünülen hastanede günde bilmem kaç bin kişi yılda bilmem kaç milyon insan tedavi edilip şifa dağıtılıyor.
Denilene göre Aksaray halkına bu hastanede verilen değeri verebilen başka bir hastane olmadığını bile dile getirip övgüler de sıralıyorlarmış.
Ne yapalım insanız işte, denilene inanmak gibi, insanlara güvenmek gibi ayıplarımız olduğunu da bile bile bizler de kaleme aldığımız konulardan utanıyoruz bunları duyunca.
Bizler de zaman zaman bu hastanede derdimize derman aramak zorunda kalıp memnun olmaya gayret ediyoruz ama nankörlükten olsa gerek bir türlü memnun olamıyoruz.
Her fırsatta hastanenin günlük hasta sayısını masaya yatırıp yatırıp kaldıran, rakamları büyük bir meziyetle gözlere sokan biricik hastanemizin idarecilerinin bizim hastaneye işlerinin düştüğünü düşünmüyorum.
Mutlaka bu hastaneden övgü dolu sözlerle bahseden ve her fırsatta insanları suçlayanların tedavilerini kesinlikle Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi dışında yaptırdıklarından artık hiç şüphem yok.
Mazeret sıralamasında hep ilk sırda yer alan Aksaray nüfusunu bahane edenlerin, bu ilin tek devlet sağlık kurumu olan bir hastanede ihtiyaç duyulan birimleri arttırması gerektiğinden bile haberleri yok.
Hastanede temizlik, güvenlik, hemşirelik ve daha pek çok hizmeti vermesi gerekirken konu-komşu, hısım-akrabalarının sağlık hizmetini en öncelikli şekilde almasını sağlayan personellerinden de haberleri yok.
Bundan 10 sene önceki nüfusu örnek gösterenlerin 10 sene sonra da tek anestezi bölümünde sürüm sürüm süründüren, türlü hakaret ve kötü muamele ile karşı karşıya kalan insanlardan da haberleri yok.
Yatan hasta önceliğini saatlerce sıra beklemek zorunda kalan anestezi bölümü kapısında kullanıp, yatan hastalar için ayrı bir tedbir alınması gerektiğinden bile haberleri yok.
Bir saatten fazla sırasını beklemek zorunda kalanların “yatan hastalar önceliğimiz” gerisi isterse gidebilir” cümlesini kurma utanmazlığından da haberleri yok.
Elbette engelli, 65 yaş üzeri ve acil müdahaleye ihtiyacı olanların bir önceliği olmalı ama artık yatan hastalar ile yatabilmek için anesteziyi bekleyen hastaların yığıldığı tek kapı sayısı arttırılmalı ve mümkünse yatan hastalar serviste dolaştırılmak yerine yataklarında bakılmalı.
Kısır günü yapar gibi, kimin hangi birime sürüleceğini, kimin nerelerde ödüllendirileceğinin hesabını yapan yönetimi ile hastanesinden haberdar olmayan sözde idarecilerin yönettiği hastaneden birileri memnunmuş!
Memnun olmayan bir kişi bile yokmuş!
Şimdi ben buradan söylüyorum; Bu hastanenin sadece anestezi bölümü bile hastanenin notunu verecek olanlara bir kanaat oluşturacaktır.
Deri koltuklarından kalkması gereken ilin sağlığını yönetenler ile hastanenin değişmez, değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi teklif bile edilemez çok kıymetli idarecilerinin bu duruma bir el atacağına ümidim olmasa da bu sorunu da “Herkes hastaneden memnun, Aksaray’da hastaneden memnun olmayan bir kişi bile yok” diyenler için kaleme aldım.
Gerçekten çağ atlayan hastanenin sizin deyiminiz ile artan nüfusa rağmen bile anestezi servisi sayısının artırılması ne kadar zor olabilir?
Yatmayı bekleyen hastalara “Sizler gerekiyorsa gidebilirsiniz, bizim önceliğimiz yatan hastalar” cevabı verilirken öncelikli olan yatan hastalar için başka bir çözüm bulunamaz mı?
Ya da hastaneden herkesin memnun olduğuna inandırılmış, gerçek hayattan bihaber kişiler en azından ayda bir defa davulsuz, zurnasız, protokolsüz hastaneyi dolaşamaz mı?



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!