Reklam
Köşe Yazısı

Logar Kapakları…

Halk arasında logar olarak tabir edilen Türk dil kurumuna göre yazılımı rögar olan ve 2004 yılında Cem Yılmaz’ın senaryosunu yazdığı ve başrol olarak da canlandırdığı komutan Logar karakteri yayınlandığı tarihte Aksaraylılar tarafından tepki ile karşılansa da sonuç olarak absürt komedi tarzında yurt

nazmicaliskan Nazmi 3 October 2026, 09:143 dk okuma

Halk arasında logar olarak tabir edilen Türk dil kurumuna göre yazılımı rögar olan ve 2004 yılında Cem Yılmaz’ın senaryosunu yazdığı ve başrol olarak da canlandırdığı komutan Logar karakteri yayınlandığı tarihte Aksaraylılar tarafından tepki ile karşılansa da sonuç olarak absürt komedi tarzında yurt genelinde büyük beğeni ile halen izlenmeye devam ediliyor.

O filmde, film boyunca “Bir cisim yaklaşıyor komutan Logar” diyerek kısa süreliğine sahneye giren oyuncunun film boyunca yaklaşan cisim ve yönü ile ilgili hiçbir bilgi vermemesi, yaklaşan cismin filmde hiçbir yere ulaşmaması sorgulanmasa da bu cismin yaklaştığını haber veren oyuncu bana nedense Aksaray’ın dedikodu peşinde koşan ısmarlama kalemlerini çağrıştırıyor.

Dedim ya “Ismarlama” aklı olup da yeterli bilgiye sahip olmadan sırf bir yerlere mesaj yollamak veya bir “Aferin” alıp ödülünü almak için kurulan cümlelere baktığımda 2004 yapımı G.O.R.A. filmindeki tipleme aklıma geliyor.

Bir kenara atılan, asıl işi gazetecilik değil, sipariş toplamak, kamu ve STK’lardan iş toplayabilmek için “Basın mensubuyum” diyerek kapı, kapı şehre bir şeyler kazandırmak yerine aferin ile ödüllerini almak peşinde olanlar da senelerdir “Bir cisim yaklaşıyor” diyerek sokak, sokak gezmeye devam ediyorlar.

Elbette ortada yaklaşan cismin kitlesi, hızı ve mesafesi ile ilgili bir bilgi olmadığı gibi bu cisimle ilgili gerekli bilgileri filmde olduğu gibi soran da yok.

Komutan Logar ve filmdeki logar kapağı olan vatandaş gibi birileri de bizim memlekette “Bir cisim yaklaşıyor” diyerek gezmeye devam ederken ilin siyasetçileri, iş insanları ve STK temsilcileri de ne yazık ki bu cismin nerede, ne büyüklükte ve çarpışma süresini sormak yerine “Allah, Allahh” diyerek logar kapaklarına itibar kazandırıyor.

Yani şehrimiz ne yazık ki dedikodudan besleniyor ve dedikodu bu şehrin en kılcal damarlarına kadar yerleşmiş, yerleştirilmiş durumda.

Logar kapaklarının el üstünde tutulmasa da ödüllerinin eksik edilmediği şehrimizde senelerdir olduğu gibi birileri istifa eder, bir başkaları, makam değiştirir, başka birileri koltuklarından başka koltukları hedefine alır.

Yani bu ilde her zaman bir cisim yaklaşır ama bu cismi bu güne kadar gören duyan olmadığı gibi merak da eden olmamıştır.

“Öküz altında buzağı” aramayı seven değerli hemşerilerimiz de yaklaşan cisimlerle ilgili tahminlere başlarlar ve her bir yazıdan her bir kişi kendisine değişik roller çıkartır.

Kimileri beklenti içerisinde olmayan gazetecilerin yazılarını tehdit olarak algılarken başkaları yine aynı yazılardan nemalanmak için el ovuşturmaya başlar.

Yani bizim şehrimizde her zaman yazılan her bir yazı karşılık bulur ve bu yazının konusunda kimse çıkartması gereken dersleri çıkartmama konusunda da ısrarcıdır.

Ne diyelim bu kadar pislik dolu logarların da pisliklerini örtmek, onların kokularını saklayamasalar da görüntülerini gizlemek için üzeri metal ve temiz altı ise pislik dolu logar kapaklarının da sayısının böyle bir ilde fazla olmasını yadırgamak iyi niyetin ötesinde sadece aptallık olmaz mı?

Bu güne kadar her türlü siyaseti, ticareti, ikili ilişkileri dedikodular üzerinden götürmüş bir şehrin de anca böyle kaliteli kapaklara ihtiyacı olacaktır.

Her zaman bu şehre bir cisim yaklaşacaktır ama bu cismin ne olduğunu, görselini, yönünü, kitlesini ve mesafesini bir kişi bile merak etmeyecektir.

-Birileri belediye başkanını başka bir makama transfer edecektir,

-Başka birileri görevde olan Milletvekilini emekliye ayıracaktır,

-STK’ların başkan ve yönetim kurullarını belirleyeceklerdir,

-Kiraladıkları kalemler ile kapısında kemik bekledikleri sahipleri için mücadele edeceklerdir,

-Bir kere bile araştırıp merak bile etmedikleri konular üzerinde sadece kulaktan duyma bilgileri kanaat önderi edasında ballandıra, ballandıra anlatarak insanların kafalarını karıştıracaklardır.

Ama sonuç olarak o cisim hiçbir zaman ortaya çıkmamasına rağmen “cisim yaklaşıyor” diyerek ortamı karıştıran üzeri şık altı pislik dolu bu tiplemeler de dedikodu sevenlerin her zaman baş tacı olacaktır.

Ama artık baş tacı yaptıklarınıza kafanızı kaldırıp bakmanızı tavsiye etmenin zamanı geldi.

Çünkü başınızdaki logar kapakları içerisinde beyin taşıdığını başlarınızı da pislik içerisinde bırakmaya başladı.

Benden demesi…

 

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam