Kıyas mı Yapalım?
Salı günü Aksaray’a gelen ve beyaz yakalılarımızın ağzından çıkacak her bir kelimeye dikkat kesildiği ve kamuoyu ile basına bir kelime açıklama bile yapmadan, kendi partisinin belediye makamını ziyaret etmeden Aksaray’dan ayrılan Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in neden Aksaray’da açı
Salı günü Aksaray’a gelen ve beyaz yakalılarımızın ağzından çıkacak her bir kelimeye dikkat kesildiği ve kamuoyu ile basına bir kelime açıklama bile yapmadan, kendi partisinin belediye makamını ziyaret etmeden Aksaray’dan ayrılan Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in neden Aksaray’da açıklama yapmadığını akşam TV ekranları ile sosyal medya platformlarından gördüm.
Sayın Bakanımız ülke gündemine düşen açıklamasını Aksaray gibi önemsiz bir ilin basın mensuplarına yapmayıp, ulusal adı verilen haber kaynaklarına yapmak için olsa gerek ayın bomba açıklamasını sonraya bırakmış.
Malumu üzerine ülkede devam eden ekonomik kriz artık bırakın bitmeyi, insanların bu günlere bile şükür etmesine neden olacak şekilde bütçeleri patlatırken 100 liranın üzerine çıkan motorin fiyatlarını eleştirenlere Avrupa ülkeleri örnek gösterildi.
Zaten hep gösteriliyordu ama bu kez gurbetçi hemşerilerimiz değil bizzat Bakanımız insanların Avrupa ülkelerinde bir litre motorini 150 lira seviyesinde aldığını söylerken aslında bizim onlardan iyi durumda olduğumuzu bilinçaltımıza da oturttu.
Yani psikolojik sınır olan 100 lira sınırının da aşılmasının dert olmadığını 150 liraya kadar da yükseltilebileceğine dinleyen herkesi ikna etti.
Şimdi bu açıklamalar üzerine sosyal medyada devam eden tartışmalar alevlenirken herkes kıyası oradaki maaşlar ve alım gücü ile örneklendirmeye de başladı.
Kim daha fakir tartışmalarında Avrupa’da yaşayan hemşerilerimiz ile Türkiye’de yaşayan hemşerilerimizin kırıcı ifadeleri kırıcı boyutu aşmaya başladı.
Kim daha fakir edebiyatı yapmaya çalışanların kıyaslamalarını biraz da farklı kalemler üzerinden yapmasını tavsiye etmek istedim.
Elbette bazı Avrupa ülkeleri ile 40, bazıları ile de 30 lira farklı fiyattan motorin almaya devam ediyoruz ve bu hesaba göre uluslararası arenanın belirlediği fiyata göre de avantajlı gibi görünüyoruz.
Hatta aynı Avrupa ülkelerine göre bir paket sigarayı da onlardan çok daha ucuza alıyoruz.
Ev kiraları konusunda İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir gibi illeri kıyas almaz isek Amsterdam’da, Berlin’de, Londra’da, Paris’te, Lizbon’da Roma’da, Brüksel’de ve daha pek çok Avrupa ülkesinin çeşitli şehirlerdekine göre biraz daha ucuza barınıyoruz.
Bunlar önemli kıyaslar ama ne yazık ki aldığımız maaşlar bu kıyaslamalar içerisinde yer almıyor,
Dar gelirlilere sağlanan sosyal imkânlar bu kıyaslamalar içerisinde yer almıyor,
Avrupa’nın iki katına alınan cep telefonu fiyatları da aynı kıyaslamalar arasında yok,
Avrupa’da 50 Bin “Öyroya” satılan bir otomobilin Türkiye’de neredeyse 3 katına satıldığı da kıyaslar arasına yerleştirilmiyor,
Çocuk paraları, ev yardımları, işsizlik ve hastalık ödenekleri gibi yardımlar da yine bu kıyaslamalar arasına alınmıyor,
Sigaranın fiyatı kıyas yapılırken alkolün fiyatı kıyas listesinde yok.
Kurban bayramları olmasa kırmızı etten haberi olmayacak çok yüksek bir kitlenin yaşadığı ülkede Avrupa kıyaslamalarının daha belirgin ve adaletli yapılmasını isterdim.
Dünya’da enerji ve akaryakıt fiyatlarının arttığını hepimiz kabul ediyoruz ama bunun bu şekilde örneklendirilmesini kabul edemiyoruz.
Bundan 5 ay öncesinde 120 dolara yükselen brend petrol fiyatı sonrasında dörtte bir ÖTV ile akaryakıt 70 lira seviyelerinde satılırken bugün 105 dolar seviyesinde olan brend petrol fiyatı sonrasında yine dörtte bir ÖTV ile nasıl 104 lira olduğunu hiçbir ekonomi ve matematik hesabına oturtamayan insanlar sizi nasıl anlasın ki Sayın Bakanım.
Bizler sizlerden razıyız, 150 liraya satılması gereken motorin halen 103-104 lira seviyesinde ve halen 46-47 lira daha ucuza yakıt alabiliyoruz.
Kıyaslamadan haberi olmayanlar oturup asgari ücret ile yakıt litresi hesabı yapmaya çalışıyor.
İlerleyen günlerde yeni zamları da hep birlikte heyecan ve heves ile bekliyor ve içerisinden çıkamadığımız oran-orantı hesabı konusunu da bir gün kamuoyu önünde Avrupa örneği gibi masaya yatırmanızı ve bizlere anlatmanızı rica ediyoruz.
Bunu istiyoruz ki bizlerin içerisinden çıkamadığı bu hesabın nasıl yapıldığını hep birlikte anlayalım.
İnşallah aynı kıyasları Avrupa’nın otomobil, elektronik, gıda gibi ürünleri üzerinde de bir gün açıklama zahmetinde bulunursunuz…



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!