Kaybediyoruz…
Ülke olarak zor bir süreçten geçmeye çalışıyoruz. Ne zaman sona ereceği hiç kimse tarafından tahmin bile edilemeyen bir ekonomik kriz bahanesi ile artık milletçe birçok şeyi açık, açık kaybetmeye başladığımızın farkında bile değiliz. Ekonomik krizler ne kadar uzun olsa da gelip geçer ki, bizler mill
Ülke olarak zor bir süreçten geçmeye çalışıyoruz.
Ne zaman sona ereceği hiç kimse tarafından tahmin bile edilemeyen bir ekonomik kriz bahanesi ile artık milletçe birçok şeyi açık, açık kaybetmeye başladığımızın farkında bile değiliz.
Ekonomik krizler ne kadar uzun olsa da gelip geçer ki, bizler millet olarak iki yakası bir araya gelmeyen yani her türlü ekonomik kriz sonucunda ayakta duran bir millet olarak böyle süreçlere alışığız.
Ancak ülkede son dönemde ekonomik krizin de ötesinde daha büyük krizleri başlatacak değerlerin kaybedilmeye başlandığı krizler başladı.
Millet olarak ekonomi bahanesini çeken de, çektiren de kullanırken artık bizi millet yapan değerlerimiz tek, tek yok olmaya başladı.
Bizler artık bütün bir millet olarak geçmişte birleşebildiğimiz, vatan ve bayrak gibi değerlerimiz üzerinde birleşemediğimizin farkında bile değiliz.
Bizler evlerimizde, sokaklarda, işyerlerinde, okullarda ve tüm kamusal alanlarda;
-İnsanlara karşı saygımızı,
-Topluma karşı ahlak ve edep değerlerini,
-Çevremize karşı utanma,
-Ailelerimize karşı sorumluluklarımızı,
-Tüm kamu kurum ve kuruluşlarındaki insanlara karşı güvenimizi,
-Büyüklerimize karşı sorumluluklarımızı,
-Küçüklere karşı sevgi ve merhametimizi yani bizi biz yapan tüm değerlerimizi tek tek yitirmeye başladık.
Bizden önceki nesillerin bizlere aktardığı değerlerimizi artık yok ederek bizden sonraki nesillere aktaramayacak bir duruma geldik.
-Ayıbı olan, arsızlık
-Hırsız olan, güvenilirlik
-Irz düşmanı, saygınlık
-Yalancı olan, doğruluk
-Sadık olmayan, sadakat,
-Eğri olan da doğruluk derdinde.
Tüm değerlerle birlikte artık yüzümüze bakacağımız tüm aynaları da kırıp ortadan kaldırdık.
Ulus olarak bizleri, biz yapan değerlerin hepsini de ekonomik kriz bahanesinin altına ittik ve asıl sorunumuzun kaybettiğimiz değerlerimiz olduğunu unuttuk.
İnsanlara karşı sevgimizi, saygımızı ve sorumluluklarımızı diğer değerlerimizin altına aldık.
-Bizim, biz olmamızın en büyük sebeplerinden olan Şehitlerimizin bizlere emanet ettiği, Şehitlerimizin emanetleri ile vatan için bedenlerindeki uzuvlarını vermiş Gazilerimize gösterdiğimiz değeri ve saygıyı da kaybetmeye başlamadık mı?
-Siyasi hırslarımız tüm değerlerimizin üzerine çıkmadı mı?
-Ailedeki kardeşler bile siyasi tartışmalar nedeniyle birbirleri ile ilişkileri kesmiyor mu?
-Statlarda birbirlerini hiç tanımayan, birbirleri ile hiçbir derdi olmayan on binlerce insan birbirlerine küfürler savurup kavgalara girmiyor mu?
-“Vatan için canımı veririm” söylemlerinden “Filan partililer versin” sürecine geçmedik mi?
-Sanalizasyon çukurunda beğenmediğimiz düşünceler üzerine hiç tanımadığımız insanların ailelerine, çocuklarına ağıza bile alınmayacak, sokakta bir insana kullanılsa cinayet bile işlenecek küfür ve hakaretleri sıralamayı kendimizde hak görmedik mi?
-Yazılarımıza konu ettiğimiz sorunlar nedeniyle ayıbı olanları aklama uğruna birilerinin hedef tahtası olmadık mı?
Özetle bizim Türk toplumunu “TÜRK TOPLUMU” yapan değerlerimizi kaybetmeye başlamadık mı?
Hani birisi diyor ya; “Soğan ekmek yeriz”
Soğan ekmeği bilmem ama bizim toplum gerekiyorsa bulgur pilavı ile ömür doldurur.
Doldurur, doldurmasına da bizi biz yapan değerlerin boşalan yeri, yani kaybettiklerimiz ne olacak?
Bu ekonomik kriz de elbette geçecek, yenileri de olacak ama bir süre sonra artık bizim toplumumuz için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!