Reklam
Güncel

Kamu Binaları Mercek Altında Ya Diğerleri?

Aksaray’da kamu binalarının depreme dayanıklı olup olmadığı yönünde inceleme ve denetimler büyük ölçüde tamamlanırken 2000 yılından önce yapılan binlerce yapının akıbeti ise hala belirsizliğini koruyor.

aksaray68haber Aksaray 24 September 2026, 05:472 dk okuma
Kamu Binaları Mercek Altında Ya Diğerleri?

6 Şubat depremleri sonrasında ildeki birçok kamu binasının durumu konusunda gerekli inceleme dev denetimler yapılırken depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen yapılar ile güçlendirme gereken yapılar için gerekli çalışmalar da titizlikle sürdürülüyor.

Yine merkezde bulunan çok sayıda yapı da peş peşe yıkılarak dönüşüm çalışmalarına da hız verilirken merkez dışında olan yapıların ise akıbetleri belirsizliğini koruyor. 2000’li Yıllardan önce yapılan ve deprem yönetmeliğine göre gerekli denetimlerin yapılamadığı binalarda oturan on binlerce vatandaş apartman sakinleri ile anlaşamadıklarını belirterek yapılarının zemin ve sağlamlık durumlarının denetlenmesini talep ederken özellikle yurt dışında yaşayan mal sahipleri ile anlaşamadıklarını belirtiyorlar.

“Deprem bölgesi değil” Denilen Aksaray’da kamu binalarına yönelik denetim ve güçlendirme çalışmalarının hızlı bir şekilde yapılması geçmişte bataklık olarak anılan ve 1980’li yılların ortalarından itibaren çok katlı binalar ile yaşam alanına dönüşen mahallelerde oturan vatandaşlar “Aksaray deprem bölgesi değilse Polis okulu bile neden yıkılıyor” diyerek yaptıkları açıklamada; “Aksaray’da senelerdir şehir efsanesi olan “Aksaray’da deprem olmaz” cümlesini dinleye, dinleye

Ne yazık ki bu duruma geldik.

“Aksaray’da deprem olmaz, inşallah olmaz, olmayacağını umuyoruz” diyenler kamuya ait birçok yapıyı ya güçlendiriyor ya da yıkıyor. Bu durum bu ilin de küçükte olsa bir deprem bölgesi olduğunu ortaya koyuyor. Büyüklerimizin “Bataklıktı” dediği mahallelerin neredeyse tamamında 5 ile 8 katlı yapılar var. Bu yapılan inşasında nasıl bir inşaat tekniği uygulandı. Aksaray’da zemin sorununu biraz araştırıp soran herkes görür.

Bu yapıların büyük bölümünün olası bir depreme dayanabileceğini düşünmüyoruz. Ama ne yazık ki denetimler ve tedbirler hep kamu binaları ile merkezdeki değerli binalar için veriliyor. Bizlere de “kendi aranızda anlaşın” diyorlar. Kendi aramızda anlaşamıyoruz. Binalarda çoğunlukla kiracılar oturuyor ve insanlar kira gelirlerinden vazgeçmek istemiyor.

Hak sahiplerinin önemli bir kısmı yurt dışındaki ülkelerde yaşıyor ve senede belki bir ay belki de hiç gelmiyorlar. O yüzde denetim de yıkım da istemiyorlar. Güçlendirme desek ona da karşı çıkıyorlar. Bizler para ile aldığımız beton mezarların içerisinde can vermek istemiyoruz. Nasıl ki devlete ait yapılar tek, tek incelenip gerekli tedbirler alınıyorsa, il merkezindeki yapılar denetlenip dönüşüm başlatılıyorsa merkez dışındaki bataklık olan ve 1980’li yılların ortasından itibaren yerleşim alanı haline getirilen mahallelerdeki yapılar da tek, tek kontrol edilmeli gerekli ise dönüşüme bu bölgelerde dahil edilmeli.

Dönüşüm yapmak istiyoruz ama insanları razı edemiyoruz. Belki de çevre illerde yaşanabilecek bir sarsıntı bile bazı yapılara büyük zararlar verecek. İldeki belediye, üniversite ile AFAD ekipleri yapıları kontrol etmeli, tedbirler yıkımlardan önce alınmalı. Depremden sadece merkezdeki değerli yerlerdeki yapılar ile kamu binaları etkilenmiyor. Binlerce insan 6 Şubatta göz göre göre beton tabutlar içerisinde gömüldü” dediler. (Haber: Nazmi ÇALIŞKAN)

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam