Reklam
Köşe Yazısı

Kalifiye Eleman Yetişmiyormuş…

Son yıllarda en fazla duyduğumuz kelime ne yazık ki “Eskiler” Ne var bu eskilerde bunu gerçekten bilmiyorum ama bizim memlekette iyi olarak da travma olarak da insanların dillerine bir “eskiler” kelimesi takılmış ve oradan kimse nedense çıkamıyor. Siyasi tartışmalarda, ticari işlerde, komşuluk ilişk

nazmicaliskan Nazmi 23 September 2026, 06:023 dk okuma

Son yıllarda en fazla duyduğumuz kelime ne yazık ki “Eskiler”

Ne var bu eskilerde bunu gerçekten bilmiyorum ama bizim memlekette iyi olarak da travma olarak da insanların dillerine bir “eskiler” kelimesi takılmış ve oradan kimse nedense çıkamıyor.

Siyasi tartışmalarda, ticari işlerde, komşuluk ilişkilerinde ve dost sohbetleri ile gelin kaynana çekişmelerinde içerisinden çıkılmayan geçmiş sarmalına kalifiye eleman yetiştirmekte sıkıntı yaşayan sanatkârlar da eklendi.

Son dönemde özellikle sanat ve beceri isteyen mesleklerde geçmişe göre kalifiye eleman kalmaması ve kendilerinin belki de mesleklerinin son temsilcisi olduğu serzenişlerini duyuyoruz.

Ne diyelim gerçekten de şimdiki nesil geçmişteki nesilden biraz farklı.

Karın tokluğuna çalışmaya razı olmuyorlar,

Küfür ve hakaretlere de tahammülleri yok,

Geçmişten bu güne gelemeyen nesil ile bugünkü nesil arasındaki saygı kavramı da farklı,

Şimdiki nesle göre ne yazık ki “Burası olmazsa acımdan ölürüm” korkusu da yok,

Ezilmek istemedikleri için şimdinin geçmişte yaşayan sanatkârları ile büyük bir uyuşmazlık içerisindeler.

İşte bu nedenle artık geçmişte yaşadıklarını şimdiki nesle yaşatma hayali kuranlar çırak bulamadıklarını her fırsatta dile getiriyorlar.

Şimdiki nesil ne yazık ki;

Sizlerden maaş soruyor, yemek, mola, haftalık tatil gibi insanca ihtiyaçlarını talep edebiliyor.

Hâlbuki “eskiden” sizler ustalarınızın yanında konuşamazdınız bile,

Yediğiniz dayakları eve gidip söyleyemezdiniz bile,

Aldığınız haftalıklarının yetip yetmediğinin hesabını yapabilecek cesarete bile sahip değildiniz.

İşite bu yüzde o dilinizden düşmeyen “eskilerden” çıkıp artık bu günlere gelip çağın ve hayatın gerçekleri ile yaşamaya başlayın artık.

Hiç kimsenin çocuğunu dövmek gibi bir hakkınızın olmadığını,

Kimsenin çocuğuna ana avrat sinkaflarla sövme hakkınızın olmadığını,

Karşınızdaki çocuk da olsa belli özlük haklarını talep edeceğini,

Yanlışı şimdiki neslin değil de geçmişte sizlere olmadık işkenceleri yapanlar ile bu işkencelere göz yuman aileleriniz olduğunu anlamadığınız sürece ne sizler eskilerden çıkarsınız ne de zamane çocuklarından hak ettiğiniz saygıyı da göremezsiniz.

Bırakalım artık eskilerden hikâyeler anlatıp “ustam beni şöyle döverdi, şöyle söverdi” cümleleri ile sizlere zulmetmiş insanları yüceltmeyi de karşınızdakilerin de insan olduğunu ve sizlerin o zulmü görürken neler hissettiyseniz aynı bizleri onların da yaşadığını anlayın.

Şimdiki neslin sizlerden tek farkının sizler gibi sessiz kalmadığını, etkiye çok çabuk tepki vermek gibi insanca bir refleksleri olduğunu görün artık.

Amacınızın gerçekten çırak alıp sanatkâr yetiştirmek olduğunu düşünüyorsanız eğer yaşadıklarınızı yaşatmak için değil de, kendinize yapılmasından nefret ettiğiniz şeyleri başkalarına yapmamak için yola çıkın.

Bugün geleceğe dair sanatkâr yetişmemesinin nedenlerin başında ne yazık ki bu geçmişten çıkamayan ve sabırsızlıkla zulüm edecekleri çırakları bekleyen sözde ustalar değil midir?

Bu mantık ve düşünceler ile daha eskileri çok anlatıp nasıl dövülüp, sövüldüğünüzü anlatarak döven, söven ve eziyet edenlere hayır duaları okursunuz.

Kabiliyetin kendinizde olduğuna inanmayıp yediğiniz dayakta, duyduğunuz küfürlerde kerameti arar ve bu eziyeti yapabileceğiniz günleri arayıp “çırak bulamıyoruz” diye duygu dolu konuşmalar yaparsınız.

Maaşını verip, dövmediğiniz ve sövmediğiniz sürece izinlerine, mesai saatlerine uyduğunuz çıraklar her zaman bulunur bulunmasına da önce zaman makinesine binip bu çağa bir ayak basmanız gerekiyor.

Aksi halde o geçmişin karanlığında yok olup giderken dilinizden düşürmediğiniz dayak hikâyeleriniz ile yediğiniz küfürlerin de bir anlamı kalmayacak.

Artık bırakın eskilerde yaşadıklarınızı yaşatma çabalarını da zamanın gerçekleri ile yüzleşin artık.

İşte o zaman işçi de bulursunuz, elinizi öpecek çıraklar da…

 

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam