Reklam
Köşe Yazısı

Fonisyon

Son günlerde ülke gündeminde olan ve mali açıdan zararın ne kadar olduğunu kimselerin açıklayamadığı ve “sorumluların cezalarını çekeceği” dışında yetki sahibi olanların açıklayamadığı bir durum.

nazmicaliskan Nazmi 12 October 2026, 09:172 dk okumaOrt. 4 sn duruldu
Fonisyon

Son günlerde ülke gündeminde olan ve mali açıdan zararın ne kadar olduğunu kimselerin açıklayamadığı ve “sorumluların cezalarını çekeceği” dışında yetki sahibi olanların açıklayamadığı bir durum.

Borsadan nasıl hisse alınır?

Nasıl satılır?

Hangi hisselerden nasıl kazanılır?

Bunların hiç birisinin cevabı bende yok ama olup biteni ben de sizler gibi izliyor ve bu sürecin sonunda yine her birimizin kapısının çalınacağını, çalınmasa da ülke olarak zekâtlarımızın devlet kaynaklarından mağrur mağdurlara teslim edileceğini düşünüyorum.

Daha geçen gün TBMM’de mecliste yaşanan tartışmalar üzerine meclis başkan vekili Celal Adan bir anlık sinir ile halkın ağzından dökülen kelimeleri en üst düzeyden TBMM huzurunda dile getirmiş ve herkese de “Bu defa farklı olacak” mesajı vermişti.

Sonucunda muhalefet partilerinin verdiği meclis araştırma fonisyonu talepleri yine reddedilerek bu sorun “Bizim içişimizdir, fonisyona falan gerek yok” denildi.

Ne diyelim zaten fonisyon kurulsa da bir sonuca ulaşmayacaktı ama ülkeyi soyanların da ceza alacaklarına az biraz daha inandırılacaktık.

Şimdi ne mi oldu?

Şimdi devletimizin ilgili birimi mağrur yatırımcıların mağduriyetlerini gidermek amacıyla 40 küsur bin yatırımcının hesaplarına para aktarımına başladı.

Mağrurlar kurtulsun diye başlatılan bu çalışmalar sonucunda “Zararımız daha da büyük” isyanları da başlarken bu işten asıl zararlı çıkan Türk Milleti ise “Bunların zararlarını veya karlarını neden biz ödüyoruz?” bir defa dahi sormadı.

Şimdi süreç devam ediyor ama isimleri geçenler de bir şekilde mağdur edildiklerini ve masumane karları için nereden ve nasıl bulduklarını açıklama gereği bile duymadıkları paralarını geri istiyorlar.

Bu paralar fonlardan el konulan mülklerden mi? Yoksa hazineden mi ödeniyor? Bu soruların elbette cevabını bilmeyerek daha bu ülkede çok kemer sıkacağımızı düşünmeye başladım.

Ne zaman ve nereye kadar süreceği bilinmeyen ekonomik krizin etkisindeki milyonlarca insanın sıktığı kemerleri boğazlarına kadar çıkıp nefeslerini kesmişken fon krizinden mağdur edildiğini belirten ülkenin mağrurlarının düşünülmesi ülkemizin içerisinde bulunduğu durumun özeti değil mi?

Fon sorunu, Türk futbolundaki deprem, belediyelerde süren transfer ve operasyonlar, yıllarca çözülemeyen faili meçhul olayların günler içerisinde çözülebilmesi.

Ülkemizde çok kısa zaman diliminde değişen gündemler.

Artık hiç birimizi şaşırtmıyor.

Asıl sorun tam olarak da bu değil mi?

Millet olarak hep birlikte “Burası Türkiye olabilir, normal” demeye başlamadık mı?

Basit bir suçtan bile gözaltına alınanların haklı veya haksız olduklarına bakmadan onları linç ederken, fon vurgunu ile deveyi hamutu ile götürenleri aklayabilmek için gırtlaklarını parçalayanlar ile aynı oksijeni soluyup “Yediğiniz ekmeğe şükür edin” diyenlere “Haklısın” deyip boyunlarımızı bükmüyor muyuz?

Gazeteci olarak “Hayat pahalı mı?” diye sorduğumuz sorunun cevabının “Silivri soğuk” olması bile bizleri şaşırtmazken fon olaylarında milyarlarca liranın yok edilmesi mi bizleri şaşırtacak.

Silivri’nin soğuk mu? Sıcak mı? olduğunu düşünen 65-70 yaşındaki Mehmet amcanın, Ayşe teyzenin merakının ülkeyi soyanlara da nasip olması dileğiyle..

Daha çok “Fonisyon” hikâyeleri yazılır, bizler de hep beraber daha çok izler ve bu tiyatronun maliyetini de hep birlikte öderken 1 lira daha ucuza ekmek almak için halk ekmek kuyruğunda sabahın ayazında beklemeye devam ederiz.

TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın da dediği gibi “Bu Milletin parasını kim çalmışsa; şerefsizdir, adidir, namussuzdur.”


Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam