El Öpenlerin, Öptürmeye Çalıştığı Ayaklar
Son yıllarda kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet etmeye çalıştıkları halk ile çatışanların sayısı her geçen gün artmaya başladı. Özellikle hakkıyla, tırnaklarıyla, emeğiyle herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda göreve başlayanlar hayatın zorluklarını, o kapıya gelmenin sıkıntılarını deyim yerindeys
Son yıllarda kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet etmeye çalıştıkları halk ile çatışanların sayısı her geçen gün artmaya başladı.
Özellikle hakkıyla, tırnaklarıyla, emeğiyle herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda göreve başlayanlar hayatın zorluklarını, o kapıya gelmenin sıkıntılarını deyim yerindeyse feleğin çemberinden kendileri de geçtiği için emek verdikleri işin kıymetini bilerek karşısındaki vatandaşlara hak ettiği değeri verirken sayıları azımsanmayacak bir kitle de halk düşmanlığını her gün yeni boyuta taşıyor.
Emek vermeden, dayı, amca, hısım ve akraba kartviziti ile atanmak için akranları gibi çalışmak yerine el etek öpmek için kapı aşındıranlar ne yazık ki atandıkları kamu kurum ve kuruluşlarında aynı bir yerleri öpme sürecinin kendilerine de uygulanmasını istiyorlar.
Sadece Aksaray’da değil Türkiye’nin dört bir yanındaki neredeyse tüm kamu kurumlarında bu öpücülerden olduğunu bilmeyen var mıdır?
Bunu bilmem ama görevleri, kurumlarında halka hizmet etmek olanların artık bu halka eziyet etmeye başladığını ve göreve gelene kadar kendilerinin yaptığı gibi halkında bir yerleri öpmek zorunda olduğunu düşünmeye başladıklarını birilerinin görmesi gerekmiyor mu?
Aksaray’da bugün her kamu kurum ve kuruluşunda vatandaşların şikâyetlerine rağmen aymazlıklarını, ahlaksızlıklarını, insanları küçük gören bakışlarını sürdüren ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu kurum ve kuruluşlarının sahibi gibi olanların artık bu alanlardan temizlenmesinin zamanı gelmedi mi?
Sizlerin işi bu halka hizmet etmek, işini halletmek değil mi?
Atomu bölmek gibi görevi olamayan ve ayın 15’inde gece yarısını ellerinde telefonlar ile sabırsızlıkla bekleyen bu insanların özel yaşantıları, evlerindeki sorun ve sıkıntıları, gece geç saatlere kadar arkadaşları ile yaptıkları eş dost sohbetleri ile izledikleri TV dizilerinden kaynaklı yorgunlukları ne beni ne de bu ildeki hiç kimseyi ilgilendirmiyor.
İnanın karşınıza gelen her insan sizlere göre psikolojik olarak, ekonomik olarak, geçim sorunları olarak, ailevi sıkıntıları olarak sizlerden çok daha sıkıntılı durumda.
Nasıl bizlerin sorun ve sıkıntıları sizleri ilgilendirmiyorsa, bizler için de sizlerin sorun ve sıkıntılarının hiç ama hiç önemi yok.
Sizler işlerinizi yapıyor ve toplumun geneline göre de hak ettiğinizin karşılığını beğenmeseniz de alıyorsunuz.
Sabah 8, akşam 5 mesai,
Öğle yemek ve dinlenme molası,
Hafta sonları iki gün tatil,
Tüm resmi ve dini bayramlarda tatil,
Yılsonunda yıllık izin hakkı,
Bunun için de alınan ortalama 3 asgari ücret.
Bu yukarıda saydıklarım inanın toplumun yarısından fazlasının en büyük hayali.
Bu ülkede tatilin ne anlama geldiğini bilmeden ölüp giden milyonlar,
Oturduğunuz klimalı odaların yaz serinliği ile kış sıcağını rüyasında bile görmeyen insanlar,
Gece gündüz tarla köşelerinde bir avuç ekinin gözüne bakıp karşılığını da alamadığı zaman “Buna da şükür elhamdülillah” diyebilen yüz binler,
Tek hayali herhangi bir kamu kurumunda memur olmak olan milyonlarca genç,
Asgari ücret ile çalıştıkları iş yerlerinden 3-5 bin lira ikramiye veya fazla mesai aldıkları zaman bir hafta sevinçten uyuyamayan milyonlar var.
Kısaca özetlemek gerekirse;
Bu ülkenin sizler gibi kaymağını yemeden sadece karnı doyduğu için şükür edebilen,
Her şeye rağmen “Vatan sağ olsun” diyebilen,
Yaşadıkları tüm sorunlara rağmen “Ben ülkemi ve ülkemin insanlarını seviyorum” cümlesini kurabilen,
Her dönemdeki krizlere rağmen “İnadına üretim, inadına mücadele” diyebilen elleri öpülesi çiftçileri,
Aldığı maaşları yetmemesine rağmen sizler gibi sızlanmadan ek işler peşinde koşan elleri nasırlı işçileri var.
Bu ülkede kırk etek öperek geldiğiniz kamu kurumlarında insanlara hak ettiği değeri vermek ve işlerini görmek zorundasınız.
Sizin dertleriniz de, sorunlarınız da, ailevi meseleleriniz de ne bizleri ne de bu değerli Türk Milletini ilgilendirmiyor.
Sözüm meclisten içeri ama emeği ve alın teri ile görevini layığı ile yapanların dışındakilere…
Kırk etek öperek günlerce kapılarda yatarak, kul hakkına girerek girdiğiniz kamu kurum ve kuruluşlarında en azından yapmanız gereken gibi işlerinizi bari yapın da beğenmediğiniz o maaşları da zehir zıkkım ettirmeyin…



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!