Daha Fazla Rahatsız Edeceğim
Aksaray’a rahat etmeye gelen, emekli olana kadar suya sabuna dokunmamak için türlü bahaneler üreten ve sorunları hep halının altına süpürenler bu ilin hizmet bekleyen bir il olduğunu, bu ildeki insanların sorun ve sıkıntılarının olduğunu sizlere anlatmak için şimdiye kadar yazdım ve şimdiden sonra d
Aksaray’a rahat etmeye gelen, emekli olana kadar suya sabuna dokunmamak için türlü bahaneler üreten ve sorunları hep halının altına süpürenler bu ilin hizmet bekleyen bir il olduğunu, bu ildeki insanların sorun ve sıkıntılarının olduğunu sizlere anlatmak için şimdiye kadar yazdım ve şimdiden sonra da yazacağım.
İnanın sizlerin rahatları, ailenizin huzuru, çocuklarınızın hayalleri kesinlikle Aksaray halkının huzurundan öncelikli değil.
Sizler bu ile çalışmak için geliyor ve yapmanız gereken işlerin karşılığı olarak da devletten her türlü hakkınızı beğenmeseniz de son kuruşuna kadar alıyorsunuz.
Kiminiz klimalı odalar da, kiminiz makam araçlarında, kiminiz özel yaptırılan cafcaflı makam odalarında gününüzü gün ederken sizlerin yerine getirmediği sorumluluklar bu ilin insanları için çile haline gelip eziyete dönüşüyor.
Bizler sizlerin hiç birinizi davullar ve zurnalar ile Aksaray’a davet etmedik, çağrıda bulunmadık, geldiniz diye de ayaklarınızın altına kul, köle olmadık.
Devlette devamlılık esastır, sizler gidersiniz, başkaları gelir. O makamlar da kamu koltukları da hiçbir zaman boş kalmadığı gibi bugünden sonra da boş kalmaz.
Ama sizler Aksaray’dan gittiğiniz zaman beğenmediğiniz bu şehir gibi çiftliği bir daha zor bulursunuz.
Başka şehirlerde ilin insanları alamadıkları hizmetin hesabını etki ve yetki sahibi insanlardan sorar.
Etki ve yetki sahibi olan insanlar da yaptıklarınızın da yapmadıklarınızın da karnesini ara sıra da olsa getirip masa üzerinde sizlerle değerlendirir.
Ben bu güne kadar bu ilde, bu ilin insanlarının yaşadıkları sorunlar üzerinden yazıları kaleme aldım ve bu günden sonra da almaya devam edeceğim.
Övgüyü hak eden kamu kurum ve kuruluşlarının idarecileri ile personelleri olduğu gibi bu şehri hiçbir zaman hak etmeyen ve sadece tribünlere oynadıktan sonra ortadan kaybolan idareciler var.
Tek derdi makam odaları olan lüks ve şatafattan başka dertleri olmayan idareciler var.
Kamu kurumundaki tuvaletten ayrı makam odaları içerisine bireysel tuvaletler yaptıran idareciler var.
Bu şehirde her şey var olmasına rağmen bu yapılanlar ile yapılmayanları yılda 2-3 defa masaya yatırıp başarısızların fişini çekecek kimse yok.
Hiç kimse akrabam değil, hiç kimseye de ayrıcalık etmiyorum.
Ama son yıllarda artık giden her idareciyi mum ile arar duruma gelmedik mi?
Hangi kamu kurumundan giden idarecinin yeri çok daha heyecanlı ve başarılı idareciler ile doldurulabildi.
Bu kamu kurumlarının geçmiş dönemde haberlerimize konu olan başarı hikâyelerini duyan bir kişi var mı?
Ya da ilde halkın sorunlarının haberleştirildiği, şikayet edildiği konularda bu işin aslı nedir diyebilen var mı?
Ben size söyleyeyim tek denilen şeyler;
“Yazmasınlar”
“Biz bu şehri çok seviyoruz, bu şehirde huzurumuz yerinde”
“Bizi huzursuz etmeyin ki sizlere ayrıcalık sağlayalım”
“Susturun yazanları kurumlarımızda çalışanların huzurları bozulmasın”
İşte bu nedenlerle çok daha fazlasını yazacağım.
Sizlerde Aksaray’daki işini hakkıyla yapan kamu kurum ve kuruluşlarındaki arkadaşlarınız gibi bu şehre hizmet edecek, aldığınız maaşları son kuruşuna kadar helal ettireceksiniz.
Sizler de bu ilden yollandığınızda yani birileri tarafından gönderildiğinizde şehrin insanlarının gözlerinin dolmasına neden olacak kadar çalışmış insanlar olacaksınız.
Sizler de bu şehirde empati beklediğiniz Aksaray halkının durumunu düşünüp önce kendiniz empati yaptıktan sonra eliniz vicdanınızda hizmet edeceksiniz.
Kimse, hiç kimseye bağ bağışlayıp, babasının hayrına da hizmet etmiyor.
Bu hizmetlerinin karşılığını da beğenmese bile alıyor.
Hizmet etmeniz beklenen insanların çok büyük bölümü de kurumunuzun kapısına gelmek için dolmuşa vereceği paranın hesabını yapmak zorunda olan, yaşam kalitesi olarak sizlerden çok daha kötü durumda olan ve iş gücü olarak da sizlerden çok daha kötü şartlarda, çok daha düşük maaşlara çalışıp ortalama 60 yılda ömürlerini tamamlayan, hayatları boyunca tatili görmemiş, denize girmemiş varlığımızın teminatı olan bu millet.
Bırakın artık yazılan yazıların ardından sağı solu arayıp “Huzurumuz bozulmasın” demeyi de o yazıların içerisindeki konuların doğruluğunu gözden geçirip gereğini yapın.
İnanın sizler o kafada, ben de bu kafa da olduğum sürece daha çok yazacağım ve sizlerin huzurlarını da bozmaya devam edeceğim.
İşini hakkıyla yapan, kamu kurum ve kuruluşlarının değerli müdür ve idarecileri ile yediği ekmeği helal ettirmeye çalışarak işini hakkıyla yapan tüm memurlarımıza teşekkür ederim. Sözümüz meclisinizin dışında…



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!