Reklam
Köşe Yazısı

Bu Çapımızla Başarılı Bile Sayılırız

Aksaray’da senelerdir devam eden ve kulaklara hoş gelen “Bacasız sanayi” söylemi konusunda son günlerde serzenişler artmaya başladı. Nedense bacasız sanayi denilen turizm sektörü yeni akıllara gelirken yapılanlar da yapılmayanlar da bugün konuşulmaya başlandı. Senelerdir sadece Ihlara Vadisi üzerind

nazmicaliskan Nazmi 1 September 2026, 05:333 dk okuma

Aksaray’da senelerdir devam eden ve kulaklara hoş gelen “Bacasız sanayi” söylemi konusunda son günlerde serzenişler artmaya başladı.

Nedense bacasız sanayi denilen turizm sektörü yeni akıllara gelirken yapılanlar da yapılmayanlar da bugün konuşulmaya başlandı.

Senelerdir sadece Ihlara Vadisi üzerinden yürütülmeye çalışılan turizm çalışmaları konusunda hiçbir şey yapılmıyormuş algısı kamuoyunda yüksek sesle dile getirilirken turizm konusunda atılan adımların önündeki engeller hep üzeri kapatılarak suçlu da aranmaya başlandı.

Son yıllarda Aksaray Ak Parti Milletvekili Cengiz Aydoğdu’nun bu konuda yaptığı çalışmalar ile tek başına mücadelesini bilen birisi olarak turizm yatırımlarının tek taraflı gelmeyeceğini, baca olmayan sanayinin de ateş olmadan duman çıkartmayacağını da biliyorum.

Turizme kazandırılmaya çalışılan Hasandağı bölgesine giden yolun 2014-2017 yılları arasında yapılmasının ardından geçen sürede bölgeye gerekli olan Hasandağı iniş yolu için girişimler hep sonuçsuz kaldı.

Bölge dışında Tuz Gölü çevresinde göstermelik festival ve organizasyonların da amacına ulaşmaması doğa turizmine büyük darbe vurdu.

Bunun dışında tarih turizmine son yıllarda yapılmış tek yatırımın Aksaray Belediyesi tarafından yapılmış olması ise düşündürücü değil mi?

Yılda 2 milyona yakın turistin gelip-geçtiği Ihlara Vadisi içerisinde ve çevresinde yaşanan sorunları konuşmanın bile yersiz olduğunu düşünen bir Aksaraylı olarak senelerdir gelen turistlerin nerelerde ne şartlarda konaklayacağı konusunda kimin hangi taşın altına elini koyduğunu açıklaması gerekiyor.

Bölgede açık olan bir termal otelin bölgeye yerli ve yabancı turist getirme kapasitesine sahip olmadığını yani turizm için gerekli ve yeterli şartlara sahip olmadığını söylesek bana kızmazlar mı?

Nevşehir’e gelen turistlerin alkol aldığını ve bu imkânı Nevşehir’deki oteller ile bölgedeki restoranların sağladığını anlatsak adımız 2 günde kafir olmaz mı?

Bizler sadece Aksaray’a turistler gelsin, Aksaray’da yesinler, alkol haricinde içsinler, yatak kapasitesi yetersiz otellerimizde konaklasınlar ve sonra da gitsinler istemiyor muyuz?

Aksaray’a gelen turistin bu ilde en az 5 gün kalması için hangi donanıma, hangi imkâna ve hangi beceriye sahibiz?

İlimizin, Turizm İl Müdürlüğü bu konularda bu güne kadar nasıl adımlar attı da Aksaray’da turistleri konaklatamaz olduk?

Daha 2 sene önce en güzel ilçelerimizden olan ve binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Güzelyurt ilçesinde Aksaray Ticaret ve Sanayi Odasının turizm yatırımının neden baltalandığı açıklanabildi mi?

Nevşehir bu turizm potansiyelini sadece siyasileri ile 1 sene de mi hayata geçirdi?

Elbette bunların hiç birisi sanıldığı kadar kolay olmadı.

Bu yatırımların illere gelmesinden önce illerin bu yatırımlara hazır olup olmadıklarının sorgulanması gerekmez mi?

Kış turizmi için örnek gösterilen Hasandağı bölgesindeki sözde motele kimler kaç defa gidip bir bardak çay içti?

İçenler de verilen hizmetten ne kadar memnun kaldı.

Vadi içerisinde yerli turistlere bir bardak çayı çok gören işletmeciler ile bölgedekiler mi sorunlu, yoksa bu konuda hep eleştirme hakkımız olan siyasiler mi?

Gelen veya gelmeyen yatırımlar konusunda bu güne kadar bu bölgelerde “Bizim suçumuz var mı?” diye kendine sorma cesareti olan bir kişiye rastladınız mı?

Sadece “Turist gelsin, bize para bıraksın, sonrada gitsin” demekle bu işin olmayacağını hepimiz biliyoruz ama ne yazık ki herkes sütten çıkmış ak kaşık edası ile günah keçisi bulma derdinde.

İlde bir kalemde milyonlarca lira yatırım yapan iş insanları olmasına rağmen bölgede yapılan otel ve motel yatırımı yok denecek kadar az.

Özellikle yabancı turistlerin talep ettiği birçok şey bölgemizde yok.

Sorumluluk ve suçu kabullenme gibi düşüncelerimiz de yok.

İnsanlara verdiğimiz değer yok.

Turizm konusunda bölgede verilen eğitim de, insanlarımızda gerekli donanım da yok.

Bölgede Allah vergisi doğal ve tarihi birçok güzellik var ama ne yazık ki bunu hayata geçirecek donanım yok.

Bunların hiç birisi olmayınca bundan ileriye gidebilecek bir yol da yok.

Bizler bu kafa yapısı ile sadece kendimizi kandırır ve kusuru hep başka yerlerde ararız.

Evet Ankara’da tek başına da olsa bu ilin turizm potansiyelini ortaya çıkartmak için girişim yapan bir kişi de olsa var ama onun bu çalışmasında elini güçlendirecek bir altyapı yok.

Ne yazık ki en kolay yaptığımız ve en iyi bildiğimiz eleştirinin topuzu kendimize değmediği sürece yapacak da hiçbir şey yok.

Yani Aksaray olarak bu çapımız ve sağladığımız imkanlarımız ile turizmde geldiğimiz nokta bile yüz yılın başarısı değil mi?

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam