“Basın Büroları”
Son yıllarda Kamu kurum ve kuruluşları ile STK’larda “Basın bürosu” adı altındaki oluşumlar moda oldu. İlde yeterli kapasiteye sahip gazeteci olmadığını düşünen kurum ve kuruluşlar birilerinin eline bir fotoğraf makinesi verip kurum amirleri veya başkanlarının peşlerinde dolaştırtılmaya başladılar.
Son yıllarda Kamu kurum ve kuruluşları ile STK’larda “Basın bürosu” adı altındaki oluşumlar moda oldu.
İlde yeterli kapasiteye sahip gazeteci olmadığını düşünen kurum ve kuruluşlar birilerinin eline bir fotoğraf makinesi verip kurum amirleri veya başkanlarının peşlerinde dolaştırtılmaya başladılar.
Kamu kurumundaki veya STK’larda görev ve sorumlulukları dışında bir iş yapmaya çalışan insanların gördükleri ve duyduklarının haricindeki hiçbir şey Aksaraylılar tarafından artık bilinemiyor.
Gazetecilerin davet edilmediği, davet edilse de yeterli bilgilerin paylaşılmadığı bu organizasyonlarda basın bürolarının çok kıymetli elemanlarının vicdanına bırakılıyor.
İlde yasal olarak Aksaray Valiliği ile Aksaray Belediye başkanlığının basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü varken artık her birimin kendi çapında bir basın bürosu var.
Genel itibari ile çalıştırılamayan personellerin yerleştirildiği ve iş yaptırılamayan bu bürolardan seneden 2-3 tane çıkan haber ile sözde personel kıyak maaşını alıp helalinden evinin rızkını sağladığını düşünerek de vicdanını da temizliyor.
Diğer yasal olarak bulunan basın bürolarına baktığımızda kaldırım altı basın bürolarından pek de farklarını göremiyorum.
Ya zamanında bilgi paylaşamıyorlar ya da kendilerinden bekleneni veremiyorlar.
8-10 Kişilik bir ekibin basın bürosu çalışanı olarak bulunduğu bir kamu kurumundan günde 3 bülten çıkartmayı çoğu zaman kurumunun 2 bültenini çıkartamayanların ne iş yaptıklarını bu kamu kurumlarının en tepedeki seçilmiş veya atanmış idarecilerine buradan soruyorum.
Bazı günlerde tek haber dahi çıkartmayan kamu personeli olan bu isimlerin sadece maaş almaları için mi o kurumlarda tutulduğunun cevabını yalnız ben değil tüm meslektaşlarım da muhakkak merak ediyordur ama sizleri kırmamak ve çok yakınınızda olma çabalarından dolayı sizlere soramıyorlardır.
Bu basın bürolarında çalışan bazı personellerin yine ilde kendilerine ait ya da bir başkasına ait basın yayın kuruluşu ile sosyal medya sayfalarında ekstra iş yapmalarının önünün açılması da başka bir soru işareti.
Yani bu kişilerin maaşları ve finansmanları devletten ama yaptıkları iş değerli büyükleri ve şahıslarına ait.
Bu rekabet ilkesine de, eşitlik ilkesine de ahlak kurallarına da aykırı değil mi?
Basın yayın organlarına gizlemeden, saklamadan aleni şekilde çalışan ve onların haber sayfalarını dolduran bu kişilerin maaşlarını neden o kurumlar değil de kamu kurumları ödüyor?
“Bunlar kimmiş?” diye soran olursa elbette muhataplarına özelden bilgi veririm.
Senelerdir bizler kendi teknik ve fiziki imkânlarımız ve mali yapımız ile kendiişlerimizi kendimiz yaparken basın bürolarında tek haberi bile üretmeden vefa duygusu ile kapısından ayrılmadıkları insanlara haber üretenlerin yaptıkları is sizlerce legal veya hak mı?
O zaman bizler de bu kamu kurumlarına sesleniyoruz.
Bizim gazetelerimize de haber üretecek insanları o basın bürolarına alın ve istihdamını sizler yaptıkları işleri bizler alalım.
Bu ilde basın büroları gerçek anlamda kabak tadı verdi.
Çalıştıkları kurumda ayda 2 bülten çıkartamayanların ildeki basın yayın kuruluşları için verdiği emeği herkes görmesine rağmen nedense kimse bu duruma ses çıkartmıyor veya çıkartamıyor.
Artık bir gazeteci olarak 10 kişi ile 2 bülten bile üretemeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tamamen kapatılmasını, orada çalışmadan istihdam edilen kişilerin de aldıkları maaşları hak edecekleri birimlerde çalıştırılmasını, gazetecilik yapanların da artık sahada bu çalışmaları kendilerinin yapmalarını talep ediyorum.
Elbette sizler sadece kendi kelimelerinizden oluşan cümlelerinizden oluşan bültenlerin yayınlanması için bu kadar kişiyi bu birimlerde istihdam ediyorsunuz ama ne yazık ki çalıştırdığınız kişilerin kontrollerini bütünüyle kaybettiniz.
Bizler için hayat sizlerin basın bürolarınızdaki kadar basit değil ve bu bürolarda çalışanların aldıkları ücretler artık kesinlikle hak değil.
Sizler tarafından istihdam edilen insanların başka kuruluşlar için çalıştığından haberiniz de yok ise zafiyet çok daha büyük demektir.
Buradan “Bülten istiyor” algısı çıkartmaya çalışan çeyrek akıllılar olacaktır elbette ama ben bülten değil bu büroların tamamının kapatılmasını ve “gazeteciyim” diye sokakta gezenlerin her birisinin kendi işini yapmasını istiyorum.



Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!