Reklam
Köşe Yazısı

40 Yılda Tükendik

“Yeşil Aksaray” Bu söylem geçmişte bir söylemin ötesinde Aksaray’ın durumuydu. Şehrin her yerinden akan kanallar, kavaklıklar, deli orman adı verilen bir bölgemiz bile vardı. Çöl dediğimiz bölge olan Konya yolu üzerindeki Eşmekaya’da suyu tutmak için yapılan ikinci bir barajımız bil

nazmicaliskan Nazmi 29 January 2025, 14:432 dk okuma

“Yeşil Aksaray” Bu söylem geçmişte bir söylemin ötesinde Aksaray’ın durumuydu.

Şehrin her yerinden akan kanallar, kavaklıklar, deli orman adı verilen bir bölgemiz bile vardı.

Çöl dediğimiz bölge olan Konya yolu üzerindeki Eşmekaya’da suyu tutmak için yapılan ikinci bir barajımız bile vardı.

Merkezde bulunan şimdilerde apartman dairelerine gücümüzün yetmediği yerlerdeki kavaklık ve otluk alanlara sudan dolayı girilemezdi bile.

Bunların hepsi 40 yıl önceydi.

Sonrasında iklimsel ve artan su ihtiyaçları nedeniyle su seviyeleri çok hızlı bir şekilde düşerek 40 yıl içerisinde “Çöl Aksaray” olduk.

“Yeşil Aksaray” söylemleri geçmiş sohbetlerinde tatlı bir anı ile yakın zamana kadar olan yeşil Aksaray isimli bir otobüs firmasının ismi olarak hafızalarda kaldı.

Bunun sorumlusunu buralarda aramak yani çiftçilerin su kullanımına bağlamak topu taca atmak anlamına gelir.

Şehirde mikrofonu kime tutsak “Demiryolu, havalimanı” gibi başlıkları dinleriz ama bu şehre hayat veren su durumunu kimse bilmez, bilenlerde ne yazık ki gündeme bile getirmez.

Evet, sevgili idarecilerimiz bu şehrin önceliği su.

Yakın zamana kadar “tarımsal sulama” diyorduk ama anlaşılan şu ki susuzluğu yakın yıllarda evlerdeki musluklar da akmayınca tam anlamıyla sorun olarak göreceğiz.

Aksaraylılar olarak ana sorunları halı altlarına süpürüp basit işlerle meşgul olmayı iyi bildiğimizden idare eden değerli büyüklerimizde bu sorunu kafalarına bile takmıyorlar.

40 Yıl içerisinde yer üstü suları gibi yer altı sularını da bitirme noktasına getirdik.

Kuraklık aldı başını gidiyor, nüfus artıyor, tarım yapmaya çalışan insanların ihtiyaçları olan su hala yer altından karşılandığından çiftçiler kazandıklarını enerji bedeli olarak petrol istasyonlarına veya elektrik faturalarına yatırıyor.

Yanı başımızda olan iller bu sorunları yıllar öncesinde çözdüklerinden bunu kafalarına takmazken değerli büyüklerimiz de “benden sonraki baksın, nasıl olsa ben Aksaray’da yaşamayacağım” diyerek kafalarına takmıyorlar.

Merkezi ve tarlaların büyük bölümünü besleyen Mamasın barajını da kaybediyoruz. Su seviyesi iyice düşüyor, yağış konusunda her yıl bir önceki yılı arıyoruz, yeşile olan düşmanlığımız da sürüyor.

Bu şehrin en öncelikli sorunu hatta tüm şehirlerin tarih boyunca en öncelikli sorunu “SU” olmuştur.

Artık birilerinin 40 yıldır görmezden geldiği bu sorunu gerçekten bu şehri seven ve şehrin insanlarının yüzüne bakmayı düşünen kişilerin de dert etmesinin zamanı gelmedi mi?

Sevgili idareciler Aksaray 40 yıl içerisinde Yeşil Aksaray’dan, Çöl Aksaray sıfatına geçti.

Böyle devam ederse de yeni bir 40 yılımız yok belki de dört senede biteriz.

Bizler sade ve sadece su istiyoruz, bu talepte tasarruf bahanesiyle geçiştirilemez diye düşünüyorum.

Su sıkıntısını artık Aksaray Ticaret Borsası ile Aksaray Ziraat Odası başkanları dışında da birilerinin gündeme getirmesi gerekmiyor mu?

Elbette koltuklarını bırakanlar bu şehirde dolaşmıyor ama öldüklerinde belki mezarları buraya kazılır da Aksaraylılar bir hayır duası ile bir testi su döker kabirlerine…

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!


Reklam