Bugun...
Birisi Bu Soyguna DUR Desin Artık


Nazmi ÇALIŞKAN
se-na_68@hotmail.com
 
 

2018-2019 Eğitim ve öğretim dönemi her yıl olduğu gibi yeni umut ve yol haritaları ile başladı.

Aksaray genelinde binlerce öğrenci ve öğretmen ders başı yaptı.

Devletimiz sağ olsun eğitim hakkını herkes eşit miktarda alsın diye bizlerin çocukluğumuzda yaşadığımız kitap sıkıntılarını ortadan kaldırmak adına bu ekonomik darboğazda bile tüm öğrencilerimizin ders kitaplarını yine dağıttı.

Okulların açılmasıyla velilerimiz sadece okul kıyafetleri konusunda sıkıntı yaşayacakları hayaliyle kıyafet satan işletmelere tepki gösterip eleştirilerini sıralıyorlardı. Ancak ilk hafta ile birlikte velilerimize teslim edilen alışveriş listeleri okul kıyafetlerine verdikleri ücretin bahşiş boyutunda olduğunu ortaya çıkarttı.

İlk haftayla başlayan kırtasiye alışverişleri geçtiğimiz yıla göre artan döviz kurları ve fırsatçıların da ekleyince kırtasiye alışverişlerinde 3 katı artan farklar oluşmaya başladı.

Okul kıyafeti ve kırtasiye alışverişiyle kurtulduğunu düşünen velilere en son darbe yine bazı öğretmen ve bu öğretmenlere göz yuman idarecilerden geldi.

Okulların ikinci haftasıyla birlikte Aksaray merkezde kitap ve kırtasiye satışı yapan ismini açıklamak istemediğim 2-3 ticarethane ticarete başladı.

Bu ticaret çarkıyla beraber veliler asıl darbenin sona bırakıldığını anlamış oldu.

Neredeyse tüm okullarla pazarlık usulü anlaşan bu kitapçılara paylarını almaları için bu dönemde öğrenci okutmak zorunda kalan veliler servis edilmeye başladı.

Veliler kitapçılara gittiklerinde bizlerin zamanında olduğu gibi şu kitap veya bu kitap diyemiyor okulun ve öğretmenin ismini vermek zorunda kalıyor. Yani kısacası aldığı kitabın ne olduğundan da fiyatından da haberdar değil. Zaten pazarlık gibi bir şansları da yok çünkü satıcı kasaya gelindiğinde kime satış yaptığının farkında bile değil.  

Yani benim anladığım sevgili okurlarımız okullarda öğrenci okutmaya çalışan veliler ve öğrenciler tüccarlara ihale usulü satılmış durumda. Evet biraz ağır bir cümle oldu ancak başka da bir cümle bu durumu özetlemeye yetmiyor.

Deyim yerindeyse vatandaş soyulmaya devam ediyor. Öğrenci okutan bir velinin sadece kitap ve kırtasiye harcaması şimdiden 400 lira seviyesini aştı ve hala listelerin de devamı geliyor. Bu duruma karşı çıkan olursa her ortamda tartışır tanıklarıyla bu durumu ispat ederim.

Geçenlerde bir apartman görevlisi ile sohbet esnasında vatandaş bana 3 çocuğundan 2 tanesinin okul masrafını karşılayamadığından yakındı.

Bu veli geçtiğimiz yıl okuldaki öğretmene “bu kitabı almayacağım” demek gibi büyük bir hataya düşmüş.

Sonuç ne mi?

Sonuç çocuğunun bir yılı boşa geçirdiğini iddia ediyor. Çünkü okulda verilen eğitim esnasında kullanılması gereken Devlet kitabı değil de bu almanın zorunlu olmadığı yardımcı kitaplar kullanılıyormuş. Elbette bu çocuğun kitabı olmadığından neredeyse tüm konulardan geri kalmış. Sonuç olarak bu yıl dilenerek de olsa kitaplarını alacakmış.

Allah Razı Olsun Tüccarların değerli Kalfaları (Ticarete çanak tutan Öğretmenler ile bunlara göz yuman okul idarecileri)

Şimdi bu kalfalara soruyorum;

1-Devletin dağıttığı kitaplar hatalı mı?

2-Hatalı ise neden Milli eğitim camiası olarak bu durumu bakanlıkla paylaşmıyorsunuz?

3-Hatalı değilse neden milleti bu tüccarlara soyduruyorsunuz?

4-Bu yapılan ticaretle alakanız var mı? Yok mu?

5-Neden kitapçılarla anlaşarak tekelciliği sağlıyorsunuz?

6-Bu kitapçılardan ürün alan velileri izlemek adına bir on dakikanızı ayırdınız mı? Ayırmadınız mı?

Altıncı soruyu sorma nedenim ben bizzat birkaç veliyi dinledikten sonra ismi verilen bir kitapçıya giderek bir gözlem yaptım. 3 Farklı kasa ve uzun kuyruklar oluşmuş. Velileri dinlediğime göre gün içerisinde hafta sonları da aynı olmak üzere 10 gündür aynı şekilde çalışıyormuş.

Aklıma hemen şeker lokum satan AVM’ler geldi. Bu AVM’ler yılda 2 gün (Arefe)böyle çalışır ve yıl içerisindeki rekor cirolarını çekerler. Bu ciroları duyan herkes AVM sahibi olmayı ister. Bu arkadaşlar 10 gündür böyle çalışıyorlarmış ve hala yeni listeler ile bir 15 gün daha böyle çalışacaklarmış. Kasalara ve kitap sattıkları yerlere kağıtlar asarak okulları ve sınıfları sıralamışlar. O listelere göre neredeyse tüm okulları bağlamışlar.,Kasaya gelen bayan velinin birisi pazarlık yapamaz mıyız? Diye bir soru sorunca kasiyer “Hayır biz okulla böyle anlaştık” diye bir cevap verdi.

Ticareti vatandaş ile pazarlığı okul ile yapıyorsunuz?

Bunu anlamadım.

Aslında anladım buradan da yazarım ama …

Yani anladığım Ticaret erbapları kalfaları ile baş başa vererek vatandaşı perişan ediyorlar.

Bu durumu gören bu milleti de bir dinleyen olur inşallah.

Birisi de çıkıp da bu ne demek oluyor der inşallah

Birisi de yapılan işin haksız kazanca girdiğini bağıra bağıra bu öğretmenlere söyler inşallah

Birisi de çıkıp bu ticarette kar eden öğretmen ve idarecilerle ilgili bir işlem yapar inşallah

Birisi de çıkıp vatandaşına sahip çıkar inşallah

İnşallah,İnşallah,İnşallah

Bu kriz döneminde yurt dışından gelen ürünlerden tasarruf etmemizi ilk başta sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan istedi.

Elinizden geldiği kadar yerli ve milli ürün kullanın dedi.

Gazete de bastığımızdan biliyorum. Şu anda ülkemizde en büyük sıkıntı kağıtta.

Kağıdımızın tamamı ithal olduğundan en çok artış yaşanan sektörlerin başında yer aldı.

Devletimiz eğitimin aksamaması adına  bu fiyatlara bu kitapları basarken sizler kimlere hizmet ederek daha fazla kağıt kullanımı için yeni kitap listeleri veriyorsunuz?

Daha yazılacak çok ama şimdilik bu kadar.

Bakalım bu düzene kim dur diyecek.

Kalın sağlıcakla…



Bu yazı 7065 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI